Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Samsun VKEA Spiroket Laboratuvarı, yılda 50.000+ numuneyi profesyonel analiz ve güvenilir sonuçlarla izleyerek sağlık hizmetlerine katkı sağlıyor.
Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürü Hamza Kadı, enstitünün Samsun, Giresun, Ordu, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Yozgat illerini kapsayan bölgesinde hayvan hastalıklarının teşhis ve kontrolüne yönelik çalışmalar yürüttüğünü, yılda 50 binin üzerinde numunenin analiz edildiğini ve yeni kurulan Spiroket Laboratuvarı ile atıksu epidemiyolojisi projelerinin hayati önem taşıdığını açıkladı.
Kadı, enstitünün viroloji, bakteriyoloji, patoloji, parazitoloji, biyokimya, arı hastalıkları, kanatlı hastalıkları, su hayvanı hastalıkları, spiroket hastalıkları ve kuduz teşhis laboratuvarlarından oluştuğunu belirtti. Kuruluşun TÜRKAK 17025 kapsamında akredite olduğunu ve bu nedenle analiz sonuçlarının uluslararası geçerliliğe sahip olduğunu vurguladı.
Teşhis çalışmalarının büyük bölümünün PCR tabanlı moleküler testler, ELISA gibi serolojik taramalar ve mikroskobik yöntemlerle yürütüldüğünü söyleyen Kadı, özellikle kanatlı ve büyükbaş hayvanlarda verim kayıplarına yol açan viral, bakteriyel ve paraziter solunum ile sindirim sistemi hastalıklarının sık teşhis edilen gruplar arasında olduğunu aktardı.
Enstitüde yılda 50 binin üzerinde numunenin analiz edilmesi, bölgedeki hayvan hastalıklarının yaygın tarama ve teşhis kapasitesine işaret etmektedir. Spiroket Laboratuvarı’nın hizmete girmesiyle leptospirozis gibi zoonotik hastalıkların teşhis ve takibinde daha ileri yöntemler kullanılabilmektedir. Atıksu temelli epidemiyoloji çalışmaları, saha belirtileri ortaya çıkmadan önce biyolojik risklerin tespitine yönelik erken uyarı imkânı sağlamaktadır.
Kadı ayrıca kuduz, şarbon, bruselloz, tüberküloz ve kuş gribi gibi zoonotik ve salgın potansiyeli yüksek hastalıkların rutin tarama ve teşhis faaliyetlerinin kesintisiz sürdüğünü belirtti.
Spiroket Laboratuvarı sayesinde leptospirozis gibi insana da bulaşabilen hastalıkların hayvanlardaki etkilerinin; döl verimi kayıpları, süt verim düşüklüğü ve gebelik sonlanmaları gibi sonuçlarının daha güvenilir yöntemlerle izlenebildiği ifade edildi.
Atıksu epidemiyolojisi çalışmalarının sahada hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce bölgesel yoğunluk tespiti yapabildiği, bunun da salgınların yayılmadan önce kontrol altına alınmasına yardımcı olduğu bildirildi. Kadı ayrıca enstitüde yeni nesil teşhis kitleri ve aşı geliştirme çalışmalarının dış paydaşlarla birlikte sürdüğünü aktardı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)