Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Prostat kanserinde erken teşhis ve düzenli kontroller yaşam şansını artırır; riskleri bilin, düzenli taramalarla önlem alın.
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, prostat kanserinin erken evrede teşhis edilmesi halinde tedavi başarısının yüzde 90’ın üzerine çıkabildiğini ve erkeklerin düzenli ürolojik muayeneleri ihmal etmemesi gerektiğini bildirdi.
Op. Dr. Güçlü, prostatın mesanenin hemen altında yer alan ve idrar kanalını çevreleyen bir bez olduğunu belirterek, 40’lı yaşlardan itibaren hormonal değişimlerle prostat dokusunda farklılaşmaların başladığını, bunun erken dönemde fark edildiğinde yüksek oranda tedavi şansı sunduğunu vurguladı.
Güçlü, prostat hastalıklarının bazı belirtilerinin benzerlik gösterebileceğini ve prostat kanserinin erken evrede genellikle sessiz seyrettiğini söyledi. İyi huylu prostat büyümesi (BPH) belirtilerini idrar akımında azalma, idrara başlamakta güçlük, kesik kesik idrar yapma, işeme sonunda damlama, mesanenin tam boşalmadığı hissi, gündüz sık idrara çıkma ve gece birden fazla kez uyanma olarak sıraladı.
Prostat iltihapları (prostatit) için ise genç ve orta yaş erkeklerde sık görülen, idrar yaparken yanma, pelvik veya kasık bölgesine yayılan künt ağrı, cinsel işlev sırasında veya sonrasında rahatsızlık ve akut vakalarda yüksek ateş belirtilerine dikkat çekti.
Op. Dr. Güçlü, prostat kanserinin dokunun dış bölgesinden gelişme eğiliminde olduğundan erken evrede genellikle idrar şikayetine yol açmadığını ve idrarda kan, idrar tıkanıklığı veya sırt-kalça-kemik ağrılarının çoğunlukla ileri veya metastatik evrede ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle şikayet olmamasının yanıltıcı olabileceğini ifade etti.
İyi huylu prostat büyümesinde ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı, sonda ihtiyacı, tekrarlayan kanamalar veya mesane taşlarının eşlik ettiği durumlarda cerrahi müdahalenin gerekli olduğunu söyleyen Güçlü, minimal invaziv kapalı yöntemlerin açık cerrahinin yerini aldığını belirtti.
Prostat kanserinde prostat bezinin meni keseleri ile birlikte tamamen çıkarılmasının birincil cerrahi tedavi olduğunu belirten Güçlü, laparoskopik radikal prostatektominin kapalı teknikle yapıldığını ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde sinir-damar paketleri ile sfinkter yapılarının milimetrik düzeyde korunabildiğini söyledi. Bu yöntemde kanama, ağrı ve enfeksiyon riski daha düşüktür ve hastalar kısa sürede taburcu olabilmektedir.
Op. Dr. Adil Güçal Güçlü’nün açıklaması, erken teşhisle prostat kanseri tedavisinde yüksek başarı oranının mümkün olduğunu ve düzenli ürolojik kontrollerin önemini vurgulamaktadır. Haberde yer alan cerrahi yöntemler ve tarama önerileri (PSA ölçümü, parmakla rektal muayene, mpMRG ve MR-TRUS füzyon biyopsi) erken tanı ve uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi vermektedir.
Kaynak: İHA