Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Prof. Dr. Yusuf Üstün, gebelikte düzenli takibin ve 35 yaş sonrası yumurtalık rezervinin önemini, riskleri ve önerileriyle anlatıyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün, gebelik ve menopoz süreçlerinde takip ve erken tespitin hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Açıklama, Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Üstün tarafından yapıldı.
Üstün, doğurganlık hızının dünya ve Türkiye genelinde düştüğünü, geç evlilik ve geç doğumların çocuk sahibi olamama riskini artırdığını söyledi. 35 yaş üzerinde yumurtalık rezervinde azalma olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyduklarını vurguladı.
Menopozda çevresel faktörlerin etkili olduğunu aktaran Üstün, sigara içiminin menopozu 1,5-2 yıl öne çektiğini belirtti. Ayrıca radyasyon ve otoimmün sorunların erken menopoza yol açabildiğini ifade etti.
Menopoza girdikten sonra sürecin daha konforlu hale getirilebileceğini söyleyen Üstün, gerektiğinde tedaviler uygulanabileceğini ve kalsiyum ile D vitamini takviyelerinin fayda sağlayabileceğini açıkladı. Ayrıca yaşam tarzı değişiklikleri ve obezitenin önlenmesinin önemli bir hedef olduğunu ekledi.
Gebelik sürecinde en büyük problemin kontrol ve takiplere yeterince riayet edilmemesi olduğunu kaydeden Üstün, gebelik saptanmadan önce hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Takiplerin anne ve bebek sağlığı açısından hayati olduğunu vurguladı.
Üstün, gebelik öncesi ve erken dönemde folik asit kullanımının bebeğin omurga açıklıklarını engellemek için başladığını ve ilk 12 hafta devam ettiğini belirtti. Ayrıca tansiyon ölçümü ve ultrasonografi ile gebeliğin rahim içinde olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesinin önemine dikkat çekti.
Dış gebelik gibi hayatı riske edebilecek durumların takip ile tespit ve müdahale edilebileceğini söyleyen Üstün, düzenli kontrolün riskleri azaltacağını ifade etti.
11-14’üncü haftalarda ense kalınlığı ölçümü ve Down sendromu taramalarının yapıldığını belirten Üstün, kombine testin yaklaşık yüzde 90 yakalama oranına sahip olduğunu; anne kanında fetal DNA incelemesinin ise yüzde 99,9 yakalama oranına ulaştığını aktardı.
Üstün, gebelerin dengeli beslenmesi gerektiğini; kalsiyum ve protein ağırlıklı diyetlerin önerildiğini, karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden kaçınılması gerektiğini söyledi. Kilo alımının optimal seviyede tutulmasının hedeflendiğini belirtti.
Son olarak Üstün, gebeyken zayıflama işlemlerinin uygulanmaması gerektiğini, bu tür işlemlerin doğum sonrası yapılmasının uygun olduğunu ifade etti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)