Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Nurettin Demirkol, yalan tanıklık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı; karar ve hukuki sonuçlar hakkında profesyonel özet.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihli şüpheli ölümüyle ilgili tutuklanan doktor Nurettin Demirkol, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada yalan tanıklık suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Duruşmada sanık ile taraf avukatları hazır bulundu ve mahkeme sonucunda sanık 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ancak yaşını gerekçe göstererek cezası ertelenip tahliyesine karar verildi.
Sanık Nurettin Demirkol savunmasında olayın üzerinden 10 yıl geçtiğini, süreci tam olarak hatırlamadığını söyledi. İfade sırasında elinin titrediğini, savcının bu konuda soru sorduğunu ancak bunun tutanağa tam yansımadığını belirtti. Demirkol, kendisini telefonda yanlış anlaşılmamak için “özel doktor” olarak tanıttığını, bunun amacının kamu görevlisi olmadığını vurgulamak olduğunu söyledi.
Demirkol ihbarı yaparken “şüpheli ölüm” demediğini, “ani ölüm” ifadesini kullandığını belirtti. 155 ve 156 aramalarıyla ilgili konuşmaların kendisine ait olduğunu ifade ederken ölüme ilişkin değerlendirmesinin şüpheli olmadığını, hükümet tabibini aramak istediğini ancak ulaşamayınca polisi aradığını anlattı.
Maktul Denizolgun’un yüzünde kan görüldüğüne dair önceki ifadeleriyle sonraki tanık ifadesi arasındaki farklılıklara değinen Demirkol, 2016 yılında ağız kenarında kan sıvısı gördüğünü belirttiğini, 2026 yılındaki tanık ifadesinde ise vücutta kan görmediğini ama ağız kenarındaki koyu renkli sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabileceğini söyledi. Olay tarihinde bazı BAZ kayıtlarına ve evin etrafına çok sayıda kişinin geldiğine ilişkin gözlemlerine de değindi.
Sanık, olay günü eve gelen kişilerin bir kısmının maktulün yeğenleri olduğunu, polislerin yoğun olduğunu ve olay sonrası yaşadığı sıkıntılı dönemi anlattı. Tutuklanmasının kendisi ve ailesi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti ve beraat talep etti.
Mahkemenin Nurettin Demirkol hakkında yalan tanıklık suçundan hüküm kurması, soruşturma sürecinde tanık beyanlarının ve ifadelerin mahiyetinin belirleyici olduğunu gösteriyor. Sanığın savunmasında bellek eksikliği ve tutanaklardaki farklılıklara vurgu yapması, soruşturma kayıtlarının ve iletişim dökümlerinin değerlendirilmesinin davada merkezi rol oynadığını işaret ediyor. Mahkemenin yaşı gerekçesiyle cezanın ertelenmesi ise hükmün uygulanmasında takdir yetkisinin kullanıldığını ortaya koyuyor.
Kaynak: İHA