Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Muratağa, Atlılar ve Sandallar müzesi açıldı; 52 yıl sonra 15 şehidin kimliklendirilmesi ve anılmasıyla tarih yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde TİKA iş birliğiyle açılan Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi töreninde, 14 Ağustos 1974’te yaşamını yitiren 126 kişiye ilişkin kimliklendirme çalışmalarının önemine vurgu yaptı ve 52 yıl sonra Atlılar’dan 15 şehidin isimlerine kavuştuğunu açıkladı.
Yılmaz, açılış töreninde şehit ailelerinin acılarını paylaştığını belirterek, yakınlarını yeniden defnetmenin ailelere teselli umudu verdiğini söyledi. Muratağa, Atlılar ve Sandallar’daki saldırılarda yaşamını yitirenlerin anısının müze aracılığıyla korunacağını ifade etti.
Kayıp Şahıslar Komitesi’nin 2008’de başlattığı kazılar sonucunda Muratağa ve Sandallar’da şehit edilen 89 kişinin tamamının, Atlılar’daki 37 kişiden 15’inin kimliğinin adli inceleme ve DNA analizleriyle tespit edildiğini belirten Yılmaz, kalan 22 şehidin kimlik tespit çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü söyledi.
Toplu mezarlardan çıkarılan kişisel eşyaların ailelere teslim edildiğinde, bunların hem son hatıra hem de tarihi tanıklık niteliği taşıdığını söyleyen Yılmaz, bu eşyaların korunması ve hikâyelerinin gelecek nesillere aktarılmasının müzenin amaçları arasında olduğunu kaydetti.
Müze kapsamında aslına uygun korunan tarihi okul binasının, 14 Ağustos 1974’te 16 öğrencisinden 14’ünü kaybettiği hatırlatıldı. Yılmaz, okul defterleri ve kayıtların aynı çatıda buluşmasının, şehitlerin bireysel hikâyelerini görünür kılacağını belirtti.
Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılması, katliama ilişkin belgelerin, tanıklıkların ve ailelere teslim edilen emanetlerin bir araya getirilmesini sağladı. Kimliklendirme çalışmalarının ilerlemesiyle, isimleri belirlenen şehitlerin ailelerine devlet töreniyle kabirlerine verilmesi sağlandı. Müze, sergilenen evrak ve eşyalar aracılığıyla olayın insan boyutunu koruyup belgelemeye hizmet edecek şekilde tasarlandı.
Yılmaz ayrıca Avrupa Parlamentosu kararlarına yönelik eleştirilerde bulunarak, tarih anlatımının tarafsız belgelere dayanması gerektiğini vurguladı ve Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarının uluslararası platformlarda doğru biçimde aktarılması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasında Türkiye’nin garantörlüğüne işaret eden Yılmaz, Kıbrıs meselesinin iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde çözüm gerektirdiğini yineledi. TİKA’nın KKTC’de bugüne kadar 277 proje gerçekleştirdiği belirtilerek, müzenin bu iş birliklerinin bir sonucu olduğu vurgulandı.
Kaynak: İHA