Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Mevsim değişiklikleri kalp hastalarında riskleri artırıyor; erken önlem, ilaç uyumu ve yaşam tarzı düzenlemeleri hayati önem taşıyor.
Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, kronik kalp hastalıkları ve hipertansiyonlu kişilerde mevsim geçişlerinin önemli sağlık riskleri doğurduğunu açıkladı. Yazın sıvı kaybı ve ilaç dozlarının etkilenmesi, kışın ise soğuk nedeniyle damarların büzülüp tansiyonun yükselmesi kalp yükünü artırıyor; doğru önlemlerle bu riskler azaltılabiliyor.
Prof. Dr. Kıvrak, yaz aylarında özellikle sıvı dengesi konusunda dikkatli olunması gerektiğini; aşırı sıcakların tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında bozulmaya ve idrar söktürücü (diüretik) ilaç kullananlarda risk artışına yol açabileceğini belirtti. Kalp yetersizliği olan hastaların sınırsız su tüketiminin doğru bir yaklaşım olmadığını, doktorun önerdiği sıvı miktarına uymaları gerektiğini vurguladı.
Aynı zamanda ilaç kullanımındaki değişikliklerin takip edilmemesinin tehlikeli olabileceğini söyleyen Kıvrak, idrar söktürücü kullanan hastaların günlük kilo takibi yapmasının önemine dikkat çekti ve günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınılmasını önerdi.
Kış aylarında soğuk hava ile birlikte damarların daralmasının tansiyonu yükselterek kalbin iş yükünü artırdığını ifade eden Prof. Dr. Kıvrak, bunun kalp krizi ve kalp yetersizliği atak riskini yükselttiğini kaydetti. Mevsim geçişlerinde enfeksiyonların daha sık görüldüğünü; grip ve zatürre gibi hastalıkların kalp hastalarında ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle önerilen aşıların yaptırılmasını, el hijyenine dikkat edilmesini ve hastalık belirtilerinde gecikilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti. Hangi mevsim olursa olsun ilaçların düzenli kullanılmasının şart olduğunu; doktor önerisi olmadan ilaç dozunda değişiklik yapılmaması gerektiğini ekledi.
Mevsimsel etkiler, sadece bireysel sağlık sorunu olmaktan çıkarak sağlık hizmetleri talebinde mevsimsel dalgalanmalara yol açar. Yazın artan sıvı kayıpları ve kışın yükselen tansiyon, acil servis başvurularında ve kronik bakım gereksiniminde yükselişlere neden olabilir. Bu durum yerel sağlık altyapısının hazırlığını ve kronik hasta yönetiminde önleyici uygulamaların önemini artırır.
Birey düzeyinde ise düzenli ilaç kullanımı ve mevsime uygun yaşam tarzı değişiklikleri (sıvı takibi, sıcaklık değişimine göre giyinme, aşılanma) hem maliyetleri düşürür hem de komplikasyonları azaltır; sağlık sistemine olan yük hafifler.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)