Meme kanserinde multidisipliner yaklaşım erken tanı ve kişiye özel tedavi vurgusu

Meme kanserinde multidisipliner yaklaşım: erken tanı, kişiye özel tedavi ve hasta odaklı yönetimle yaşam kalitesini artırma stratejileri.

Meme kanserinde multidisipliner yaklaşım erken tanı ve kişiye özel tedavi vurgusu
Yayınlama: 19.10.2026
A+
A-

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde multidisipliner meme kanseri yaklaşımı

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, meme kanseri tanı ve tedavisinde radyoloji, genel cerrahi, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi genetik, fizik tedavi ve psikolojik desteği bir araya getiren multidisipliner bir hizmet sunuyor. Merkezdeki uzmanlar, erken tanı ve doğru tanının tedavi planlamasında belirleyici olduğunu vurguladı.

Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Aka Bolat, meme biyopsisi ile alınan doku örneğinin patolojik incelemesinin sadece kanser tanısını koymakla kalmayıp tümörün türü, derecesi ve biyolojik özelliklerini de ortaya koyduğunu belirtti. Prof. Dr. Filiz Aka Bolat, patoloji raporunun cerrahi sonrası tümörün boyutu, özellikleri ve lenf nodu durumunun değerlendirilmesine katkı sağladığını ve patolojinin tanı ve tedavi sürecinin temel yapı taşlarından biri olduğunu söyledi.

Radyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hülya Özdemir, doğru görüntüleme yönteminin seçiminin erken tanı ve tedavi sürecinde kritik olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Hülya Özdemir, tomosentez eşliğinde biyopsinin mamografide veya tomosentezde tespit edilen şüpheli alanlardan hassas doku örneklemesi sağladığını, kontrastlı mamografi eşliğinde biyopsinin kontrastlanma ile belirginleşen şüpheli lezyonların hedeflenmesinde önem taşıdığını belirtti. Kontrastlı mamografinin standart mamografide fark edilemeyen bazı şüpheli alanları tespit etmeye katkı sunduğunu, meme MR’ın yüksek riskli kadınların taranmasında ve kanser yaygınlığının değerlendirilmesinde öne çıktığını ve meme ultrasonunun özellikle yoğun meme dokusunda mamografiyi tamamlayıcı olduğunu vurguladı.

Tıbbi Genetik Uzmanı Dr. Nigar Shirinova, bazı meme kanserlerinin genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğini belirterek 50 yaş ve altında tanı alanlar, triple-negatif meme kanseri, erkek meme kanseri, birden fazla primer meme kanseri veya belirli aile öyküsü olan kişilerin genetik değerlendirmeye ihtiyaç duyabileceğini söyledi. Dr. Nigar Shirinova, BRCA1 ve BRCA2 başta olmak üzere ilgili genlerin incelenmesinin tedavi kararlarına, kişiye özel takip planına ve aile bireylerinin risk değerlendirmesine katkı sağladığını ifade etti ve kontrollerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

Radyasyon Onkolojisi’nden Dr. Öğr. Üyesi Burak Tilki, meme kanserinde cerrahi, ilaç tedavileri ve radyoterapinin ana tedavi basamakları olduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Burak Tilki, modern planlama ve görüntüleme yöntemleriyle radyoterapinin meme ve çevresindeki lenf bölgelerine yüksek doğrulukla uygulanabildiğini, sağlıklı dokuların mümkün olduğunca korunduğunu ve tedavinin genelde ayaktan yapıldığını söyledi. Tilki, tedavinin ortalama 4-6 hafta sürdüğünü ve işlem sırasında hastaların ağrı hissetmediğini ayrıca işlem sonrasında çevreye radyasyon yayılmadığını belirtti.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Pınar Doruk Analan, tedavi sırasında ve sonrasında omuz hareketlerinde kısıtlılık, kas kuvvetinde azalma, ağrı, yorgunluk ve lenfödem gibi sorunların görülebildiğini belirtti. Prof. Dr. Pınar Doruk Analan, kişiye özel egzersiz ve manuel tedavi programlarının bu sorunların azaltılmasına ve bağımsızlığın yeniden kazanılmasına katkı sağladığını vurguladı.

Psikolog Rozerin Oktay Şahan ise tanının hem fiziksel hem de duygusal açıdan önemli bir değişim sürecinin başlangıcı olduğunu belirtti. Rozerin Oktay Şahan, psikolojik desteğin hastanın sürece uyum sağlamasına, kaygıyla baş etmesine ve umut duygusunu korumasına yardımcı olduğunu söyledi ve psikolojik desteğin tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Liberal TR Haber Analizi: Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uygulanan multidisipliner yaklaşım, meme kanseri bakımında tanı ve tedavi süreçlerinin birbirini tamamlayan uzmanlıklarla yürütülmesinin hasta sonuçlarını olumlu etkileme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Patolojik değerlendirmenin tümörün biyolojisini ortaya koyması, doğru görüntüleme yöntemlerinin seçilmesi ve genetik değerlendirmelerin risk ve takip planlamasına yaptığı katkı, tedavinin kişiye özel hale getirilmesine olanak tanıyor. Rehabilitasyon ve psikolojik desteğin vurgulanması ise tedavinin sadece fiziksel boyutla sınırlı kalmadığını, hastanın yaşam kalitesinin korunmasının da öncelikli olduğunu ortaya koyuyor.

Hızlı Bakış: Bilmeniz Gerekenler

  • Merkez multidisipliner bir ekip ile meme kanseri tanı ve tedavisini yürütüyor.
  • Patolojik inceleme tümörün türü, derecesi ve biyolojik özelliklerini belirleyerek tedavi planlamasına rehberlik ediyor.
  • Tomosentez, kontrastlı mamografi ve meme MRı tanı ve biyopsi planlamasında önemli rol oynuyor.
  • Genetik değerlendirme belirli hasta gruplarında kişiye özel takip ve aile risk değerlendirmesine katkı sağlıyor.
  • Radyoterapi modern planlama ile hedefe yönelik uygulanıyor ve genelde ayaktan tedavi olarak sürüyor.
  • Fizik tedavi ve psikolojik destek tedavi sürecinin tamamlayıcı ve yaşam kalitesini artırıcı unsurları olarak öne çıkıyor.

Kaynak: İHA

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.