Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, fon işlemleri ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. 17/25 Aralık, foreks işlemleri, özelleştirmeler ve fonlarla ilgili iddiaların yargı önünde incelenmesini isteyen Gülabi, “Bu talana son vereceğiz” dedi.
Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, 10 Ekim 2026 tarihli basın açıklamasında fon işlemleri, kamu kaynakları, kentsel dönüşüm ve madenlerdeki iş güvenliği üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Gülabi, “Bu talana son vereceğiz” diyerek iktidara gelmeleri hâlinde geçmişteki usulsüzlüklerin yargı önünde inceleneceğini açıkladı.
Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, Türkiye’deki ekonomik ve siyasi düzeni hedef alan açıklamasında, kamu kaynaklarının ve halkın birikimlerinin belirli çevrelerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığını savundu. Mevcut sistemi “ahbap-çavuş kapitalizmi” olarak nitelendiren Gülabi, borsa manipülasyonları, fon işlemleri ve kamu ihalelerine ilişkin iddiaların aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Gülabi, açıklamasında kamu kaynakları ve finansal piyasalar üzerinden yürütüldüğünü öne sürdüğü servet transferine dikkat çekerek, bakanlar, genel başkan yardımcıları ve Saray danışmanlarının merkezinde bulunduğunu iddia ettiği finansal yapılanmanın araştırılması gerektiğini ifade etti. Halkın ekonomik krizle mücadele ettiği bir dönemde bazı çevrelerin gecelik repo işlemlerinden milyarlarca lira gelir elde ettiğini öne süren Gülabi, devlet mekanizmasının belirli kesimlerin çıkarları için kullanıldığını savundu.
Fon işlemlerine ilişkin gelişmelere de değinen Gülabi, Ali Tarakçı, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın tutuklandığını, İsmail Saymaz ile Murat Ağırel’in ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını hatırlattı. Gülabi, fonlarla ilgili iddiaların haberleştirilmesi nedeniyle gazetecilerin tutuklandığını savunurken, sorumluluk taşıdığını öne sürdüğü kişilerin aynı şekilde soruşturulmadığını ve isimlerinin açıklanmadığını ileri sürdü.
İktidar çevrelerine yönelik eleştirilerinde dini ve millî değerlerin siyasi çıkarlar için kullanıldığını iddia eden Gülabi, Nene Hatun’un temsil ettiği fedakârlık ve ahlak anlayışıyla günümüzdeki iktidar elitlerinin yaşam biçimi arasında karşılaştırma yaptı. Gülabi, kamu kaynaklarının kullanımı ve lüks yaşam üzerinden yürüttüğü eleştirilerinde, yoksullukla mücadele eden vatandaşların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Gülabi, İstanbul’da yaşanan bina çökmeleri ve kentsel dönüşüm uygulamaları üzerinden de iktidarı eleştirdi. Fonlarda heba edildiğini öne sürdüğü 850 milyar lirayla en az 200 bin apartman dairesi yapılabileceğini savunan Gülabi, kentsel dönüşüm çalışmalarının yıllar içinde yeterince gerçekleştirilmediğini ileri sürdü.
Mülkiyet hakkının liberalizmin ve medeni toplumun temel değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Gülabi, kentsel dönüşüm politikalarının deprem güvenliğinden uzaklaşarak belirli çevrelerin arazi çıkarlarına hizmet ettiğini iddia etti. Maden sahalarındaki işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarına da değinen Gülabi, bazı şirketlerin kârlarının korunması uğruna işçilerin can güvenliğinin göz ardı edildiğini savundu.
Liberal Parti’nin iktidara gelmesi durumunda geçmişteki usulsüzlüklerin inceleneceğini açıklayan Gülabi, 17/25 Aralık yolsuzluk iddialarını, foreks işlemlerine ilişkin iddiaları, fon işlemlerini ve özelleştirmeleri gündeme getirdi.
Gülabi, tüm usulsüzlük iddialarının yargı önünde inceleneceğini ve hukuka aykırı yollarla elde edildiği tespit edilen kaynakların tahsil edilmesi için gerekli adımların atılacağını belirtti. Açıklamasında, bağımsız yargının önemine dikkat çeken Gülabi, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin nüfusunun azaldığını ve vatandaşların yoksullaştığını savunan Gülabi, özgürlük, güvenlik ve refahın ancak adaletin tesis edilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
Gülabi, Liberal Parti’nin savunduğu ekonomik ve hukuki düzenin temel ilkelerini de sıraladı. Bu kapsamda devletin ekonomideki payının küçültülmesini, Kamu İhale Kanunu’nun uluslararası şeffaflık standartlarına uygun hâle getirilmesini, mülkiyet hakkının ve bireylerin can güvenliğinin korunmasını hedeflediklerini açıkladı.
Gerçek bir serbest piyasa ekonomisinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini belirten Gülabi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“SÖZÜMÜZDÜR: BU TALANA SON VERECEĞİZ!”
Gülabi, Türkiye’yi organize yağma olarak nitelendirdiği düzenden kurtararak namuslu girişimcilerin ve adil rekabetin egemen olduğu bir ekonomik düzen kurmayı hedeflediklerini ifade etti.