Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kumluca kazasında sürücünün 29 günde tahliye edilmesine aile tepkili; adalet arayışı sürüyor.
Antalya’nın Kumluca ilçesinde 30 Haziran 2026 tarihinde meydana gelen kazada, motosiklet sürücüsü 27 yaşındaki Onur Civelek’in yaşamını yitirmesi üzerine tutuklanan otomobil sürücüsü N.M., bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına karşın 29 gün sonra tahliye edildi; aile ve savcılığın itirazları reddedildi.
Kaza, Yeni Mahalle Mimar Sinan Caddesi üzerinde N.M.’nin kullandığı 07 VEG 19 plakalı otomobil ile Onur Civelek’in kullandığı motosikletin çarpışması sonucu gerçekleşti. Motosiklet sürücüsü asfalt zemine düşerek ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı ve N.M. gözaltına alındı, ardından Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı.
Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı; bilirkişi raporunda N.M.’nin asli kusurlu olduğu belirtildi. Ancak 29 gün sonra Sulh Ceza Hâkimliği şüpheliyi tahliye etti. Hem aile avukatı Cennet Ceren Akkelle hem de başsavcılık tahliye kararına itiraz etti, itirazlar reddedildi. Dosyada delillerin tamamlanmadığı ve Adli Tıp Kurumu raporunun henüz dosyaya ulaşmadığı ifade edildi.
Bilirkişi raporunda asli kusurun belirtilmesi, şüphelinin tutuklanmasına yol açtı ancak tahliye kararı sonrası başsavcılığın itirazının reddedilmesi dosyada delillerin tamamlanmamış olması ve Adli Tıp Kurumu raporunun bekleniyor olmasını ortaya koyuyor. Ailenin avukatının açıklaması, hukuki sürecin takip edileceğine dair beyan ve ailenin tepkileri metinde yer alan unsurlar olarak korunmuştur.
Ailenin açıklamalarına göre Onur Civelek, kazadan yaklaşık bir saat önce nişanlısıyla 14 Ağustos için nikâh günü aldı ve düğününün 30 Ağustos’ta planlandığı belirtildi. Anne Sema Civelek, kanser ve şeker hastası olduğunu belirterek oğlunun kendisiyle yakından ilgilendiğini söyledi. Baba Yavuz Civelek ve ağabey Ümit Civelek tahliye kararının ailedeki acıyı tazelediğini vurguladı.
Avukat Akkelle, taksirle öldürme suçlarında tutukluluk sürelerinin sınırlı olduğunu ancak hâkim kararlarının kamu vicdanını da gözetecek şekilde olması gerektiğini ifade etti. Akkelle, deliller tamamlanmadan ve Adli Tıp raporu gelmeden tahliye kararının ailenin adalete güvenini sarstığını belirterek itiraz süreçlerinin süreceğini bildirdi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)