Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kronik faranjitte yaygın yanlış inanışlar gereksiz ilaç kullanımını tetikliyor; doğru bilgilendirme ve uygun tedavi önemlidir.
Özel Ümit Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Sevilay Aynacı, kronik faranjit konusunda toplumda yaygın olan yanlış inanışların gereksiz ilaç kullanımına ve şikâyetlerin uzamasına yol açtığını belirtti. Aynacı, kronik faranjitin çoğu zaman bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanmadığını vurgulayarak tedavide esas olanın hastalığa yol açan nedenin belirlenmesi olduğunu söyledi.
Aynacı, kronik faranjitin toplumda sıklıkla enfeksiyon olarak değerlendirildiğini, bunun her zaman doğru olmadığını aktardı. Sigara kullanımı, hava kirliliği, mide reflüsü, alerjiler, kronik sinüzite bağlı geniz akıntısı ve ağızdan nefes alma gibi faktörlerin boğazı sürekli tahriş ederek kronik faranjite yol açabileceğini ifade etti.
Aynacı, kronik faranjitte antibiyotik kullanımına dair yaygın bir yanlış olduğunu ve çoğu vakada bakteriyel etiyoloji olmadığını belirtti. Bu nedenle antibiyotiklerin genellikle fayda sağlamadığını söyleyen Aynacı, asıl önemli olanın hastalığa neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması olduğunu kaydetti.
Kronik faranjitin genellikle boğazda yanma, kuruluk, gıcık hissi ve sürekli boğaz temizleme ihtiyacı gibi belirtilerle ortaya çıktığını aktaran Aynacı, bu şikâyetlerin çoğunlukla reflü, sigara kullanımı, alerjiler veya çevresel tahriş edici faktörlerden kaynaklandığını dile getirdi.
Aynacı, uzun süren boğaz şikâyetlerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak hastaların kendi kendine ilaç kullanmak yerine bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmasının önem taşıdığını belirtti.
Tedavide kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için altta yatan nedenin tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Sevilay Aynacı, sebep ortadan kaldırılmadan uygulanan tedavilerin çoğu zaman yalnızca geçici rahatlama sağlayacağını söyledi. Aynacı, yaşam tarzı düzenlemelerinin önemine ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.
Kronik faranjit şikâyetlerinde tanı ve tedavi yaklaşımının semptom odaklı değil neden odaklı olması gerektiği vurgulanıyor. Bu açıklama, toplumda yaygın olan antibiyotik kullanımına dair anlayışın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini işaret ediyor. Tedavi stratejisinin yaşam tarzı düzenlemeleri ve altta yatan tetikleyicilerin giderilmesi yönünde olması, kısa vadeli rahatlamadan ziyade kalıcı çözümler açısından öncelik taşıyor.
Kaynak: İHA