İzmir Medicana uzmanı uyardı: Havuz ve deniz sonrası kulak enfeksiyonuna dikkat

İzmir Medicana uzmanından uyarı: Havuz ve deniz sonrası kulak enfeksiyonlarına karşı önlem, erken tanı ve tedavi önemlidir.

İzmir Medicana uzmanı uyardı: Havuz ve deniz sonrası kulak enfeksiyonuna dikkat
Yayınlama: 10.07.2026
A+
A-

Havuz ve deniz sonrası kulak enfeksiyonuna dikkat

İzmir’de Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş, yaz aylarında havuz ve deniz sonrası dış kulak enfeksiyonlarının arttığını açıkladı; uzman, özellikle havuz suyunun enfeksiyon riskini yükselttiğini ve erken tedavi edilmezse işitme kaybına kadar varabilecek komplikasyonların gelişebileceğini belirtti.

Prof. Dr. Durmuş, havuz suyunun deniz suyuna göre dış kulak enfeksiyonu açısından daha riskli olduğunu ifade etti. Havuz kullanımının dış kulak yolunun pH dengesini bozduğunu, bunun da hem bakteriyel hem de mantar enfeksiyonlarının sıklığını artırdığını söyledi.

Uzman, kulak kirinin aslında kulağı koruyan doğal bir bariyer olduğunu vurguladı. Kulak kirinin asidik yapısının, kulak kanalını enfeksiyonlara karşı koruduğunu, ancak havuzdaki klor ve benzeri kimyasalların bu doğal bariyeri bozduğunu anlattı.

Çocukların kulak problemlerine daha yatkın olduğunu belirten Prof. Dr. Durmuş, bunun nedenini çocukların kulak kanalının daha dar ve kısa olması ile cilt yapılarının daha ince olmasına bağladı. Bu nedenle havuz ve deniz sonrasında çocuklarda kulak problemlerinin daha sık görüldüğünü aktardı.

Kulak temizleme çubuklarının yanlış kullanımının enfeksiyon riskini artırdığını söyleyen uzman, kulak kirinin temizlenmesi gereken atık değil koruyucu bir yapı olduğuna dikkat çekti. Kulak çubuklarının kiri daha derine itebileceğini, ciltte küçük çizikler oluşturarak tahrişi ve enfeksiyon riskini yükseltebileceğini belirtti.

Halk arasında “yüzücü kulağı” olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonunun, kulakta kalan su nedeniyle geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Durmuş, enfeksiyonun kaşıntı, dolgunluk hissi ve şiddetli ağrı ile kendini gösterdiğini söyledi. Tedavi edilmezse işitmeyi olumsuz etkileyebileceğini ve geçici işitme kaybına yol açabileceğini ekledi.

Prof. Dr. Durmuş, su temasından sonra ortaya çıkan her şikayetin basit su kaçması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kulakta şiddetli ağrı, giderek artan işitme kaybı, dokununca ağrı veya kulak çevresinde şişlik-kızarıklık varsa en kısa sürede Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.

Uzman, tedavi edilmeyen kulak enfeksiyonlarının kronik enfeksiyonlara, kalıcı işitme kaybına, selülite, kemik ve kıkırdak hasarına ve ileri evrelerde kafa tabanı osteomiyelitine kadar ilerleyebilen ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Evde uygulanan geleneksel yöntemlerin zarar verebileceğini söyleyen Prof. Dr. Durmuş, kulak içine soğan suyu veya benzeri sıvılar damlatılmaması gerektiğini belirtti. Bu tür uygulamaların dış kulak yolunda tahrişe, alerjik reaksiyonlara ve eğer kulak zarında delik varsa orta kulağa sıvı geçişine neden olabileceğini ifade etti.

Yüzme sonrası kulakta kalan suyun doğru şekilde uzaklaştırılmasının önemli olduğunu söyleyen uzman, başın sağa ve sola eğilerek kulak memesi hafifçe çekildiğinde suyun dışarı çıkabileceğini anlattı. Ardından temiz bir havlu ile kurulama veya düşük ısı ayarlı saç kurutma makinesi ile nazikçe kurutma önerildi.

Prof. Dr. Durmuş, kulak tıkacı ve bone kullanımının kesin çözüm olmadığını, ancak doğru kullanıldığında kulağın korunmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.