Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ankara’da Hamza Kındımoğlu liderliğindeki ekip, Türkiye’nin farklı dere ve akarsularında kırıntı altın madenciliği yapıyor. Günlük bulunan altın miktarı yarım gram ile 20 gram arasında değişirken, ekip çevreye zarar vermeden çalışma yürüttüklerini belirtiyor.
Ankara’da yaşayan Hamza Kındımoğlu ve yaklaşık 30 kişilik ekibi, hobi amaçlı kırıntı altın madenciliğiyle Türkiye’nin çeşitli dere ve akarsularında arama yapıyor; Kındımoğlu, ekip olarak günde yerine göre yarım gramdan 18-20 grama kadar altın bulabildiklerini ve çalışmaların doğaya zarar vermeyecek şekilde sürdürüldüğünü açıkladı.
Kındımoğlu, ekibinde 9 ustanın bulunduğunu, asker, polis, makine mühendisi ve esnaf gibi farklı mesleklerden kişilerin yer aldığını söyledi. Ekip, ön keşifler yaptıktan sonra çalıştıkları alanların temizlik ve rehabilitasyonunu gerçekleştiriyor; katılan herkesten iki adet çetin ceviz fidanı dikme zorunluluğu bulunuyor.
Madenciliğe başlamadan önce eğitim almanın önemine vurgu yapan Kındımoğlu, her dere veya akarsuda altın bulunmadığını, taş yapısı ve derenin özelliklerinin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirtti. “Bir dere varsa o derenin her yerinde altın yoktur” diyerek arama bilgisinin önemini vurguladı.
Bulunan miktarlar bölgeye göre değişiyor: ekip zaman zaman sadece yarım gramla dönerken, nadiren tek seferde 18-20 gramı bulan ekipler olduğunu aktardı. Kındımoğlu, bazı dönemde uzun süre hiçbir şey bulunamadığını ancak ekip büyüdükçe keşif kapsamlarının genişlediğini söyledi.
Kırıntı madenciliğinin maden sahaları ve sit alanlarında yapılamayacağını hatırlatan Kındımoğlu, belirli ekipman kullanımı ve doğaya zarar verilmemesi koşuluyla kıyı ve dere kenarlarında çalışılabileceğini ifade etti. Sit ve maden sahalarının yasaklı bölge olduğunu vurguladı.
Kındımoğlu, hobiden elde edilen altınların ayar evlerinde eritilip sertifikalandırıldığını, sertifikalı altının kuyumcularda satılabildiğini belirtti. Ayrıca binlerce hobici küçük miktarlar çıkarsa ülke ekonomisine önemli oranda altın kazandırılabileceğini söyleyerek kırıntı madenciliğinin altın ithalatını azaltma potansiyeline dikkat çekti.
Kırıntı madenciliğinin popülerleşmesi, küçük ölçekli ve yasal çerçeveye uygun faaliyetlerin yaygınlaşması halinde yerel ekonomiye ve altın arzına katkı yapabilir. Hobici arayıcıların organize olması ve çevresel duyarlılık göstermesi, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını desteklerken resmi düzenleme ve denetim ihtiyacını da artırır.
Ekonomik açıdan bakıldığında, binlerce hobici tarafından günlük küçük miktarlarda çıkarılacak altın, toplamda ithalat baskısını hafifletebilir; ancak bu etkinin boyutu, faaliyetlerin kayıt altına alınması ve sektörel düzenlemelerle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca çevresel rehabilitasyon yükümlülükleri ile yerel ekosistem koruması denge gerektirir.