Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya, hesap ve taşınmaz işlemlerinin Levent’in talimatıyla yapıldığını açıkladı; süreç profesyonel ve şeffaftı.
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya, savcılıktaki ifadesinde banka hesaplarından yapılan para transferleri ve taşınmaz devirlerinin tamamının Levent’in talimatlarıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Kaya ifadesinde kendisinin sigortalı çalışan olduğunu ve hesap hareketlerinin Levent’in yönlendirmesiyle yapıldığını vurguladı.
Kaya, Berkant Acil ile ilişkisinin de yalnızca Levent’in emirleri doğrultusunda para göndermekten ibaret olduğunu söyledi. “Benim Ahbap’la hiçbir bağlantım yoktur. İç işleyişini bilmiyorum” dedi ve hesap üzerinden gerçekleşen para transferlerinin Levent’in talimatıyla yapıldığını öne sürdü.
Çeklere ilişkin iddia: Kaya, adına düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, bu imzayı Levent’in kendisinin atmış olduğunu savundu. Hatta attığı imzanın gerçek imzası bile olmadığını belirterek çeklerin piyasadan toplandığını söyledi.
Taşınmaz devri açıklaması: Taşınmaz devirlerine dair verdiği beyanda Kaya, bazı gayrimenkulleri Haluk Levent’in borçlu olduğu Esin Önder Çağlayan’a devrettiğini; Levent’in kendisine borçlu olduğunu söylediği tanımadığı kişiler adına da devralma işlemi yaptığını anlattı. “Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı, beni kullanmış oldu” ifadelerini kullandı.
Kaya ayrıca içinde bulunduğu mali sıkışıklığa dikkat çekti: “Çok zor durumdayım, tutukluyum. Haluk Levent beni kendi borçlarından dolayı yaktı. Onun yüzünden bankalara borçlandım, kredi kartlarım tükendi.”
Bu iddialar, sivil toplum kuruluşlarının mali şeffaflığı ve yönetişim mekanizmalarının sorgulanmasını yeniden gündeme taşıyor. Bir STK’nın kurucusuna yakın kişilerin kişisel hesapları üzerinden yapılan işlemler, kurum içi kontrol eksikliği ve yetki devri pratiklerinin zayıf olduğunu gösterir. Hukuki süreç devam ederken bağışçı güveni ve derneklerin denetim mekanizmaları kısa vadede zarar görebilir; uzun vadede ise mevzuat ve iç denetim uygulamalarında sıkılaştırma çağrılarını hızlandırabilir.
Ayrıca bireysel düzeyde, vaka gelir-gider kayıtlarının ayrıştırılmaması ve kişisel sorumluluk sınırlarının belirsizliği nedeniyle çalışanların finansal risklere daha açık hale geldiğini ortaya koyuyor. Bu durum benzer kuruluşlarda görev yapan personelin hukuki ve mali açıdan korunmasına dair yeni düzenleme taleplerini güçlendirebilir.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)