Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Görüntü kanıtıyla değişen bilirkişi raporu sonrası otomobil sürücüsü tutuklandı; adli süreç ve delil değerlendirmeleri profesyonel bakışla ele alınıyor.
İstanbul Kağıthane’de 14 Temmuz’da meydana gelen kazada ağır yaralanan 19 yaşındaki Yusuf Böyüktaş, yaklaşık 70 gün süren tedavisinin ardından hayatını kaybetti. Olayda ilk etapta taksirle yaralama şüphesiyle serbest bırakılan otomobil sürücüsü Selim A. hakkında, acılı babanın 46 gün sonra bulduğu güvenlik kamerası kaydının dosyaya eklenmesiyle durum değişti ve sürücü tutuklandı.
Kaza sırasında 48 AVJ 702 plakalı motosikleti kullanan Yusuf Böüyüktaş ile park yerinden geri manevra yaparak yola çıkan 34 FST 69 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın ardından motosiklet devrilirken sürücü yerde sürüklendi ve park halindeki 35 CBV 241 plakalı otomobile çarparak durdu. İlk müdahale sonrası ağır yaralanan Böyüktaş Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Olay yerinde yapılan ilk incelemede otomobil sürücüsünün alkollü olmadığı belirlenirken, ilk bilirkişi raporu 10 Ağustos’ta hazırlandı ve bu raporda motokuryenin asli kusurlu olduğu, otomobil sürücüsünün tali kusurlu kabul edildiği bildirildi. Park halindeki diğer otomobil sürücüsü Mustafa B. ise kusursuz bulundu.
İfadesinde araca bindikten hemen sonra aracın sarsıldığını hissettiğini belirten Selim A., aracı çalıştırmadığını ve geriye doğru hareket etmediğini söylediğini kaydetti. Böyüktaş’ın ise yoğun bakım nedeniyle ifadesi alınamadı.
Acılı baba Ömer Böüyüktaş’ın yaptığı araştırma sonucu ulaşılan güvenlik kamerası kayıtları savcılığa iletildi. Bu delil üzerine hazırlanan ek bilirkişi raporunda, Selim A.’nın araca bindikten sonra aracı çalıştırdığı, farlarını yaktığı ve park ettiği yerden kontrolsüz şekilde geri manevra yaparak yola çıktığı; motosikletin otomobilin sağ arka kısmına çarparak devrildiği ve sürücüsüyle birlikte yerde sürüklendiği belirtildi.
Ek raporda ayrıca Selim A.’nın ilk ifadesi ile görüntülerin örtüşmediği, sürücünün gerekli tedbirleri almadan akan trafiğe doğru geri manevra yaptığı ve kazada asli kusurlu kabul edildiği; motokuryenin ise hız sınırının üzerinde olması ve hızını yol ile trafik şartlarına uygun şekilde ayarlamaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun değerlendirildiği aktarıldı. Park halindeki diğer otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu değerlendirmesi ek raporda da değişmedi.
Olayın seyrini değiştiren güvenlik kamerası kaydının dosyaya eklenmesi, ilk değerlendirmelerdeki kusur tespitlerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açtı. Ek bilirkişi raporu, sürücü beyanları ile görüntülerin çelişmesi durumunda delil niteliğindeki kayıtların adli sürecin yönünü belirleyebileceğini gösterdi. Bu gelişme, kazalarda görsel delillerin önemini ve adli süreçlerde yeniden inceleme talebinin sonuçlarını ortaya koyuyor.
Kaynak: İHA