Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim bütçesi, öğretmen eksikliği ve okul koşullarına yönelik protestoları ülke geneline yayılırken, yüzlerce lise eğitime kapatıldı. Gösterilerde yaşanan şiddet olayları ve üniversitelerin de eylemlere katılması hükümet üzerindeki baskıyı artırdı.
Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı protestolar ülke genelinde genişliyor. Yaklaşık iki hafta önce Paris’in kuzeyindeki Seine-Saint-Denis bölgesinde başlayan gösteriler, perşembe günü yüzlerce lisenin girişlerinin bloke edilmesiyle en yoğun aşamasına ulaştı.
Cuma günü durumun kısmen sakinleştiği belirtilirken, personel ve öğrencilerin güvenliğini korumak amacıyla yaklaşık 400 lisenin kapalı olduğu bildirildi. Üniversitelerdeki öğrencilerin de protestolara katılmaya başladığı aktarıldı.
Gösterilerin temel talepleri arasında eğitim bütçesinin artırılması, daha fazla öğretmen istihdam edilmesi, sınıfların küçültülmesi ve okul binalarının iyileştirilmesi bulunuyor.
Protestolar sırasında çeşitli şiddet olayları da meydana geldi. Nantes kentindeki bir lisenin ana salonu çıkan yangında kullanılamaz hale gelirken, ülke genelinde okul girişlerinde çok sayıda küçük yangın çıkarıldığı belirtildi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 40’ı okul yöneticisi olmak üzere 65 eğitim çalışanının yaralandığını açıkladı. Hükümet ayrıca yaklaşık 300 polis ve itfaiyecinin yaralandığını ve çoğunluğu reşit olmayan yaklaşık 2 bin kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Öğrenci grupları ise polis müdahalelerinde çok sayıda kişinin yaralandığını savunuyor. İki gencin ciddi göz yaralanmaları yaşadığı, bir öğrencinin ise çok sayıda dişini kaybettiği ileri sürüldü.
Protestoların arkasındaki temel sorunlardan biri olarak eğitim sistemindeki mali sıkıntılar gösteriliyor. Başbakan Sébastien Lecornu’nun gelecek yıl için hazırladığı bütçe taslağında kamu harcamalarında 54 milyar euroluk kesinti yapılması hedefleniyor.
Metinde, öğrencilerin daha fazla okul hemşiresi veya okul binalarında iyileştirme gibi taleplerinin mevcut mali koşullar nedeniyle karşılanmasının zor olabileceği değerlendiriliyor.
Ancak hükümet açısından protestoların yalnızca eğitim talepleriyle sınırlı olmadığı belirtiliyor. Gösterilerin, ülkedeki siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın etkisiyle daha geniş bir krize dönüşmesinden endişe ediliyor.
Fransa’daki sağ ve merkez siyasi çevreler, protestoların arkasında aşırı sol grupların ve Jean-Luc Mélenchon liderliğindeki Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) bulunduğunu savunuyor.
LFI yöneticileri ise öğrencilere yalnızca meşru gördükleri protesto hakkı konusunda destek verdiklerini belirtiyor. Mélenchon da perşembe günü öğrencileri şiddetten kaçınmaya çağırarak şiddetin yalnızca karşıtlarının işine yarayacağını söyledi.
Paris polis teşkilatı için hazırlanan ve basına sızan bir iç raporda ise öğrencilerin bazı sol gruplar ve öğrenci sendikaları tarafından protestolara teşvik edildiği öne sürüldü. Raporda, gerilimin yaklaşan ulusal seçimler öncesinde siyasi fikirleri öne çıkarmaya yönelik bir stratejinin parçası olabileceği iddia edildi.
LFI bu değerlendirmeleri reddediyor.
Mélenchon’un özellikle 18-24 yaş grubunda yüksek desteğe sahip olduğu belirtilirken, gençlerin Fransa’daki seçimlerde en yüksek oranda sandığa gitmeyen gruplardan biri olduğu ifade ediliyor. Metinde, yaklaşan seçimler öncesinde genç seçmenlere yönelik siyasi mesajların önem kazandığı değerlendiriliyor.