Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Fed’in 2027 projeksiyonu piyasaları rahatlattı: Asya toparlanıyor, petrol fiyatları yükseliyor — küresel piyasa ve yatırımcı tepkileri.
New York Fed Başkanı John Williams’ın, 2027’de ilave faiz artışına gerek olmayabileceğine dair açıklamaları küresel piyasalarda olumlu etki yarattı. Asya borsaları iki günlük satış dalgasının ardından toparlanma sinyalleri verirken, ABD Hazine tahvil getirileri ve dolar geriledi. Buna karşın Ortadoğu’daki gerilimler enerji sevkiyatına dair belirsizliği canlı tutuyor; petrol fiyatları beşinci günde de yükseldi.
Yatırımcıların gündemi; yarın açıklanacak ABD TÜFE verisi, banka bilançoları ve teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından beklenen getiriler etrafında şekilleniyor. Özellikle yüksek enerji maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansıması, Fed kararları açısından yakından izleniyor.
Asya piyasalarında toparlanma ve teknoloji hisselerine nefes
MSCI Asya Pasifik endeksi yüzde 0,2 artışla toparlanırken, bölgedeki yükselişte Williams’ın açıklamalarının etkisi belirgin oldu. Williams, bu yıl bir faiz artışı daha olabileceğini söylerken 2027’de ek sıkılaştırma ihtimalini düşük gördüğünü belirtti; uzun süreli yüksek faiz endişeleri bir miktar hafifledi. Özellikle teknoloji hisselerindeki baskının azalması, küresel risk iştahına olumlu yansıdı.
Wall Street tepkisi: S&P 500 dengelendi, Microsoft rekorda
ABD piyasalarında S&P 500 gün içindeki kayıplarının büyük bölümünü telafi etti; yatırımcılar TÜFE verisine kilitlenmiş durumda. Tahvil getirilerindeki gerileme ve doların zayıflaması, teknoloji şirketlerinin değerlemelerine destek verdi; Microsoft hisseleri rekor seviyeye çıktı.
Analist yorumu: Daha sınırlı sıkılaşma beklentisi teknolojiye fayda sağlayabilir
eToro’nun Asya Pasifik Başanalisti Josh Gilbert, Fed’den beklenen daha sınırlı faiz artışlarının Asya hisse senetlerine nefes aldırabileceğini belirtti. Tahvil getirilerindeki düşüşün, özellikle gelecekteki nakit akışlarına göre değerlenen büyüme ve teknoloji şirketleri için olumlu olduğunu vurguladı. Ancak yüksek petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısını ekledi.
Petrol fiyatları beşinci günü sürdürdü: Brent 106$’ı aştı
ABD WTI fiyatı yaklaşık 94,80$/varil seviyesine çıkarken, Brent 106,40$ civarına ulaştı. Ortadoğu’daki çatışmaların Basra Körfezi’nden enerji akışını etkileyebileceği endişesi, piyasalardaki risk primini artırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, ulaştırma ve üretim giderleri üzerinden enflasyonun düşüşünü yavaşlatabilir.
ABD TÜFE verisi piyasaların yönünü belirleyebilir
Yarın açıklanacak eylül ayı tüketici enflasyonu, Fed’in önümüzdeki politika adımlarına ilişkin beklentileri belirleyecek. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, petrol kaynaklı maliyet baskılarıyla birleşerek yeni sıkılaştırma ihtimallerini gündeme getirebilir; daha ılımlı bir veri ise Williams’ın işaret ettiği sınırlı sıkılaşma beklentilerini güçlendirebilir.
Banka bilançoları: Faiz gelirleri rekor, alanlar farklılaşıyor
Üçüncü çeyrek bilanço sezonu büyük bankaların güçlü kredi gelirleriyle başladı; JPMorgan Chase, Citigroup ve Wells Fargo kredi faaliyetlerinden rekor gelir bildirdi. Bununla birlikte bazı alanlarda, örneğin sabit getirili ürün işlem gelirlerinde, beklentilerin altında kalan sonuçlar görüldü. Banka bilançoları, yüksek faiz ortamının farklı gelir kalemlerine etkisini gözler önüne seriyor.
Çin hisselerinde baskı, ayı piyasası endişesi
Çin’in CSI 300 endeksi haziran zirvesinin yüzde 15’ten fazla altında bulunarak Ağustos 2025’ten bu yana düşük seviyelere geriledi. Yatırımcı beklentilerinin hükümet destek paketleri konusunda zayıflaması, Çin piyasalarında yeni bir ayı piyasası riskini gündeme getiriyor. Pekin’den ne ölçüde kapsamlı teşvik geleceği belirsizliğini koruyor.
Hindistan ve Japonya piyasalarındaki gelişmeler
Hindistan’da Nifty 50 yüzde 1,6 artarak iki ayın en güçlü günlük yükselişini kaydetti; Maliye Bakanı Nirmala Sitharaman’ın işlem vergisiyle ilgili değerlendirmelere açık olduğunu belirtmesi sermaye girişlerine dair beklentileri canlandırdı. Japonya’da ise BoJ yetkililerinin bu ay üst üste ikinci faiz artışına sıcak bakmadığı, ancak Aralık’ta olasılığı dışlamadığı yönündeki haberler takip ediliyor.
S&P 500’de dikkat çeken sakinlik
S&P 500, üst üste 53 işlem seansında günlük yüzde 1 veya daha fazla düşüş kaydetmeyerek Ocak 2020’den bu yana benzeri görülmemiş bir dayanıklılık gösterdi. Uzun süreli jeopolitik ve ekonomik risklere rağmen büyük günlük düşüşlerin sınırlı kalması, piyasa katılımcılarının riskleri henüz tam fiyatlamadığını düşündürüyor.
Sonuç olarak, küresel piyasalar şu üç ana başlığa odaklanmış durumda: ABD enflasyonunun Fed politikası üzerindeki etkisi, Ortadoğu kaynaklı petrol riskleri ve teknoloji şirketlerinin YZ yatırımlarından beklenen getiriler. Williams’ın sözleri kısa vadede rahatlama sağlasa da petrol fiyatlarındaki yükseliş ve yaklaşan ekonomik veriler, piyasaların gidişatını yeniden belirleyebilir.