Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Erdoğan: Adalet aidiyete göre değişmez; teknoloji ve servet ise etik sorumluluk gerektirir. Toplumsal adalet ve ahlak vurgusu.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 13’üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’nun “Küresel Krizlere Kur’anı Çözümler” temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildiğini belirtti. Açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve çok sayıda davetli katıldı.
Erdoğan, konuşmasında Gazze’deki soykırıma ilişkin küresel tepki dengesizliğine vurgu yaparak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının dünyanın farklı coğrafyalarındaki mağdurlar üzerinde hayati sonuçları olduğunu ifade etti. Kur’an’ın adalet ölçüsüne işaret ederek mağdurun dini, ırkı, milleti, rengi veya pasaportunun insan hayatının değerini değiştirmeyeceğini belirtti.
Erdoğan ayrıca servet, bilgi ve teknolojinin kullanımında mizanın önemine dikkat çekti. Kur’an’ın meşru kazancı ve mülkiyeti reddetmediğini, fakat servetin insanı esir almasına karşı ahlaki düzenlemeler sunduğunu söyledi. Zekat ve infak gibi uygulamaların servetin dengelenmesine yönelik olduğunu anlattı.
Teknolojinin yaygınlaşmasıyla etik ihtiyacının arttığını belirten Erdoğan, yapay zeka ve üretilen içeriklerin ahlaki sorumluluk gerektirdiğini ifade etti. İmkanın mizandan kopması durumunda gücün zulme, servetin tahakküme, bilginin fitneye dönüşebileceğini; aksine adalet, hikmet ve sorumlulukla birleştirildiğinde farklı bir dünyanın mümkün olacağını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da sempozyumun başlığının çağın meselelerine Kur’an perspektifiyle çözüm arayışını yansıttığını belirtti. Bilgi ve teknolojiyi ahlakla, kalkınmayı adaletle, özgürlüğü sorumlulukla, farklılığı kardeşlikle ve gücü merhametle buluşturma hedefinin önemine vurgu yaptı.
Sempozyum konuşmaları, Kur’an merkezli bir perspektifle küresel güç, servet ve teknolojinin yol açtığı krizlere ahlaki ve sorumluluk odaklı çözümler önerdi. Konuşmacılar, adaletin aidiyete göre değişmeyeceğini ve imkânların meşru ve sorumluluk bilinciyle kullanılmasının gerekliliğini vurguladı. Bu yaklaşım, uluslararası karar mekanizmalarının sonuçları ile bireysel ve toplumsal etik arasındaki ilişkiyi öne çıkarıyor.
Kaynak: İHA