Liberal Parti Sözcüsü Engin AVCI: KHK Göreve İade Davalarında Yargı İstatistikleri Soru İşaretleri Doğuruyor

Liberal Parti Sözcüsü Engin AVCI, 2025 faaliyet raporundaki verileri değerlendirerek KHK göreve iade davalarına bakan mahkemelerin iş yükü, karar süreleri ve Danıştay onama oranlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Liberal Parti Sözcüsü Engin AVCI: KHK Göreve İade Davalarında Yargı İstatistikleri Soru İşaretleri Doğuruyor
Yayınlama: 05.07.2026
A+
A-

Liberal Parti Sözcüsü Engin AVCI’dan KHK Göreve İade Davalarına İlişkin Dikkat Çeken Yargı Değerlendirmesi

Liberal Parti Sözcüsü Engin AVCI, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararlarına karşı açılan KHK göreve iade davalarına ilişkin 2025 yılı faaliyet raporunda yer alan istatistikleri değerlendirdi. AVCI, özellikle Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13., 14. ve 15. İdari Dava Dairelerinin iş yükü, karar süreleri ve Danıştay temyiz sonuçlarına ilişkin verilerin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.

AVCI, açıklamasında söz konusu dairelerin diğer idari dava dairelerine kıyasla en yüksek dosya yükünü taşıdığına, buna rağmen dava sonuçlandırma sürelerinin de belirgin şekilde daha uzun sürdüğüne işaret etti. Verilere göre birçok dosyanın ancak iki ila iki buçuk yıl içerisinde karara bağlanabildiğini ifade eden AVCI, buna karşın bu dairelerce verilen kararların büyük bölümünün Danıştay tarafından onandığını belirtti.

Danıştayın temyiz incelemelerine ilişkin istatistiklere de değinen AVCI, ret kararlarının büyük ölçüde onanırken, sınırlı sayıdaki göreve iade kararlarının önemli bir bölümünün bozulduğunu savundu. Bu tablonun temyiz denetiminin yönü ve kapsamı bakımından hukuki tartışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti.

AVCI, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“2025 yılı faaliyet raporunda yer alan istatistikler incelendiğinde, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararlarına karşı açılan göreve iade davalarında görevli Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13., 14. ve 15. İdari Dava Dairelerinin diğer idari dava dairelerine kıyasla açık ara en fazla dosya yükünü taşıdığı görülmektedir. Aynı rapor, bu dairelerde dava sonuçlandırma sürelerinin de diğer dairelere göre belirgin şekilde daha uzun olduğunu, birçok dosyanın ancak iki ila iki buçuk yıl içerisinde karara bağlanabildiğini ortaya koymaktadır.

Buna rağmen, bu dairelerce verilen kararların çok büyük bölümü temyiz mercii olan Danıştay tarafından onanmakta; bozma kararları ise son derece sınırlı kalmaktadır. Faaliyet raporundaki veriler, 13., 14. ve 15. Dairelerin onama oranlarının diğer idari dava dairelerine kıyasla dikkat çekici derecede yüksek olduğunu göstermektedir. Buna karşılık, diğer dairelerde bozma oranlarının daha yüksek seviyelerde gerçekleştiği görülmektedir. Bu durum, KHK kapsamında görülen davalarda söz konusu dairelerin benimsediği yargısal yaklaşımın uzun yıllardır istikrarlı biçimde sürdürüldüğünü göstermektedir.

İstatistiklerin dikkat çekici bir diğer yönü ise, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13., 14. ve 15. İdari Dava Dairelerinin zaten oldukça sınırlı sayıda verdiği göreve iade kararlarının dahi önemli bir kısmının Danıştay tarafından bozulması; buna karşılık ret kararlarının büyük ölçüde onanarak kesinleşmesidir. Veriler birlikte değerlendirildiğinde, Danıştayın temyiz denetiminin fiilen ret kararlarını muhafaza eden, buna karşılık göreve iade kararlarını ortadan kaldıran bir sonuç ürettiği görülmektedir. Özellikle istinaf mercilerinin sınırlı sayıdaki göreve iade kararlarının dahi önemli ölçüde bozulmasına karşın ret kararlarının büyük ölçüde onanması, temyiz denetiminin yönü ve kapsamı bakımından ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Ortaya çıkan bu istatistiksel tablo, KHK kapsamında açılan göreve iade davalarında yargısal denetimin bireyselleştirilmiş ve etkili bir inceleme niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Özellikle aynı konuda görev yapan diğer idari dava dairelerinden belirgin şekilde ayrışan onama oranları, ret kararlarının sistematik biçimde korunması ve istisnai göreve iade kararlarının dahi temyiz aşamasında ortadan kaldırılması birlikte değerlendirildiğinde, bu davalara bakan mahkemelerin bağımsız ve tarafsız bir değerlendirme yapabildiğine ilişkin kamuoyu güvenini zedeleyebilecek nitelikte güçlü bir istatistiksel görünüm ortaya çıkmaktadır. Hukuk devletinde mahkemelerin yalnızca bağımsız ve tarafsız olması değil, aynı zamanda bu konuda haklı ve objektif bir güven de oluşturması gerektiği gözetildiğinde, faaliyet raporunda yer alan veriler bu yönüyle ayrıca değerlendirilmeyi hak etmektedir.”

Engin AVCI’nın değerlendirmesi, KHK göreve iade davaları, yargı bağımsızlığı, temyiz denetimi ve hukuk devleti ilkesi eksenindeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Açıklamada yer verilen istatistikler ve değerlendirmeler, yargı süreçlerinin etkinliği ile kamuoyunun adalet sistemine duyduğu güven açısından yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.