Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Çocuklarda gıda alerjisi belirtilerinin hızla ortaya çıkabileceği uyarısı: riskler, dikkat edilmesi gereken işaretler ve acil önlemler.
Acıbadem Bayındır İçerenköy Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Öznur Yılmaz Gondal, çocuklarda gıda alerjisinin bir gıdanın tüketilmesinin ardından cilt, sindirim ve solunum belirtileriyle hızla ortaya çıkabileceğini, anafilaksi şüphesinde zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gerektiğini açıkladı.
Dr. Gondal, gıda alerjilerinde ilk belirtilerin çoğunlukla ciltte görüldüğünü; ürtikerin tüketimi takiben birkaç dakika ila iki saat içinde aniden ortaya çıkan kabarık, kızarık ve kaşıntılı plaklarla kendini gösterebileceğini belirtti. Ayrıca atopik dermatit, göz kapağı, dudak, dil veya boğazda şişlik gibi bulguların da alerjiye işaret edebileceğine dikkat çekti.
Uzman, alerjinin yalnızca cildi etkilemediğini, özellikle bebek ve küçük çocuklarda karın ağrısı, gaz, ishal gibi sindirim yakınmalarının; hafif burun tıkanıklığından nefes darlığına kadar solunum belirtilerinin görülebileceğini söyledi ve astımı olan çocuklarda solunum belirtilerine karşı daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Anafilaksinin çok hızlı başlayıp aynı anda cilt, solunum, dolaşım ve sindirim sistemlerini etkileyebildiğini kaydeden Dr. Gondal, çocuğun aniden nefes almakta zorlanması, dudak veya boğazında şişlik, baş dönmesi ya da bayılma gibi durumlarda anafilaksi şüphesiyle hareket edilmesi gerektiğini; bilinen ağır alerjisi olan çocuklarda reçeteli otomatik adrenalin enjektörünün her zaman ulaşılabilir tutulmasını ve müdahale sonrası acil servise başvurulmasını önerdi.
Gıda alerjisi reaksiyonlarının büyük bölümünün tetikleyici besin tüketildikten birkaç dakika sonra başladığını ve genellikle ilk iki saat içinde belirginleştiğini belirten Dr. Gondal, bazı sindirim kaynaklı reaksiyonlarda belirtilerin ortaya çıkmasının birkaç saat alabileceğini, bu nedenle ebeveynlerin hangi gıdanın ne zaman verildiğini ve gelişen belirtileri kaydetmelerinin tanıya katkı sağlayacağını söyledi.
Dr. Gondal, tekrarlayan reaksiyonlarda beslenme günlüğü tutulmasını tavsiye ederek, çocuğun yediği ve belirtilerin görüldüğü zamanları not etmenin önemine işaret etti ve bu durumda Çocuk Hastalıkları Uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti. Hekim önerisi olmadan katı eliminasyon diyetleri uygulanmaması gerektiği vurgulandı.
Alerjen besinlerin diyetten çıkarılması sırasında çocuğun büyüme ve gelişmesinin gözetilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Gondal, süt, yumurta, buğday, kuru yemişler, soya, balık, deniz ürünleri ve susamın çocukluk çağındaki gıda alerjilerinde sık sorumlu gruplar olduğunu belirtti. İnek sütü kısıtlandığında kalsiyum, D vitamini ve protein; yumurta çıkarıldığında protein, B12, folat ve demir; balık ve deniz ürünleri kısıtlandığında ise omega-3, iyot ve selenyum dengesinin değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Özellikle iki yaş altındaki çocuklarda yulaf ve pirinç sütü gibi bitkisel sütlerin anne sütü veya formül mamanın yerini tutmayacağını hatırlatan Dr. Gondal, beslenme planlarının hekim ve gerekirse beslenme uzmanı eşliğinde oluşturulmasının önemini vurguladı.
Çapraz bulaşmanın önlenmesine dikkat çeken uzman, alerjen gıdanın hazırlandığı tencere, bıçak veya kesme tahtalarının iyice temizlenmeden kullanılmaması gerektiğini, paketli ürünlerin etiketlerinin dikkatle okunmasının önem taşıdığını ve süt tozu, peynir altı suyu, kazein, albümin veya soya lesitini gibi ifadelerin takip edilmesi gerektiğini bildirdi.
Dr. Öznur Yılmaz Gondal’ın açıklamaları, çocuklarda gıda alerjilerinin hızla belirti verebileceğini, belirtilerin çoğunlukla tüketimi takiben kısa süre içinde ortaya çıktığını ve anafilaksi durumunda acil müdahalenin hayati önem taşıdığını göstermektedir. Uzmanın beslenme günlüğü tutma, hekim değerlendirmesi ve çapraz bulaşma önlemlerine ilişkin vurguları tanı ve yönetim sürecinin dikkatle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kaynak: İHA