Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Çağlayan’daki kömür depolama alanının kapatılma kararı, sektör çalışanlarında istihdam ve tedarik kaygısı yarattı.
Trabzon’da limandan kömür sevkiyatı yapan firmaların Ortahisar ilçesi Çağlayan Mahallesi’ndeki depolama alanından çıkarılmasının gündeme gelmesi üzerine, kömür sektörü temsilcileri ve çalışanları bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Toplantıda sektörün üç yıldan fazla süredir yürüttüğü faaliyetlerin sonlandırılmak istendiği vurgulandı ve kararın çok sayıda aileyi etkileyeceği belirtildi.
Sınırlı Sorumlu Çağlayan Taşıyıcılar Kooperatif Başkanı Mustafa Bayraktar, açıklamasında herhangi bir siyasi tartışma içinde olmadıklarını, 30 yıldır süren faaliyetlerini ve geçim kaynaklarını korumak için toplandıklarını söyledi. Bayraktar, somut ve hukuki bir gerekçe gösterilmeden yalnızca birkaç şikâyetin bahane edilerek sektörün kapatılmak istendiğini kaydetti.
Bayraktar açıklamasında sektörün nakliye çalışanları, asgari ücretli işçiler, emekliler, akaryakıtçılar, esnaf ve tedarikçiler gibi birçok farklı kesimi içerdiğini belirtti ve alınacak kararın binlerce kişinin rızkını ve onurunu etkileyebileceğini dile getirdi. Eksikler varsa konuşulup çözülebileceğini ancak sektörün yok edilmeye çalışılmasına izin verilmeyeceğini ifade etti.
Kömürcüler temsilcisi Okan Murtezaoğlu ise sürecin başından beri kendilerine kapalı yürütüldüğünü, kendileriyle görüşülmediğini ve yer gösterilmediğini söyledi. Murtezaoğlu, sürecin 20 Temmuz’da doğrudan faaliyet durdurma kararıyla başladığını ve o tarihten beri gemi getiremediklerini belirtti. Ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle zaten gemi çıkışının yapılamadığını ve bölgeden kömür gelmesi ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti.
Çağlayan Mahallesi’ndeki depolama alanının kullanımına ilişkin belirsizlik, bölgedeki iş ekosistemini doğrudan tehdit ediyor. Sektör temsilcilerinin belirttiği gibi somut ve hukuki bir gerekçe sunulmadan alınacak kararlar, sadece tek bir meslek dalını değil, tedarik zincirinin pek çok halkasını etkileyebilir. Faaliyetlerin durdurulması halinde nakliye, tedarik ve yerel esnaf üzerindeki ekonomik baskının artması ve binlerce hanenin geçim kaynaklarının zarar görmesi olasıdır.
Sürecin taraflarla şeffaf iletişim içinde yürütülmemesi, belirsizliği artırıyor. Firma ve çalışan temsilcilerinin taleplerine cevap verilmesi, yer gösterilmesi veya gerekçelerin açıklanması durumunda çözüm yolları aranabilir. Aksi halde, hukuki ve ekonomik boyutları olan bu kararın sosyal etkileri geniş çaplı olacaktır.
Kaynak: İHA