Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bossan Hastanesi yoğun bakım uygulamaları ve sorumluluk tartışması mahkeme kararıyla yeniden gündemde; hukuki ve etik boyutlar profesyonelce inceleniyor.
Gaziantep’te Özel Bossan Hastanesi yoğun bakım ünitesinde yaklaşık 4 yıl önce tedavi gören Abdurrezzak Baysal’ın yoğun bakımda başka bir hastaya ait olduğu öne sürülen kas gevşetici ilacın enjekte edilmesi sonucu hayatını kaybetmesi, dava süreci ve sendika açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.
Dava sürecinde adli tıp raporunda hemşirelerin iğne uygulamasındaki kusur tespit edildi. Mahkeme heyeti, sanık hemşire Aslı E.’yi olası kastla öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, hemşire Mustafa Ç.’ye aynı suçtan 25 yıl hapis cezası verdi.
Olaya ilişkin açıklama yapan Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası Genel Başkanı Yunus Şimşek, hastane yönetiminin ve sağlık personelinin sorumluluklarının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti. Şimşek, dört günlük bir hemşirenin yoğun bakım gibi kritik bir birimde oryantasyon eğitimi olmadan görevlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Şimşek ayrıca mesleği hemşire olmayan bir kişinin hastanede yoğun bakımda hemşirelik yaptırıldığını, hekimin diğer hemşirelere “Sizin kıdemliniz/sorumlunuz budur, ne derse yapacaksınız” söylemini kullandığını ve yoğun bakımda nöbetçi doktorun bulunmadığını ifade etti.
Mahkeme kararları ve adli tıp raporundaki kusur tespiti, bireysel fiillerin cezaî sorumluluğunu ortaya koyuyor. Sendika açıklamaları ise kurum içi personel görevlendirmeleri, oryantasyon ve nöbet düzenlemeleri gibi idari uygulamaların ve denetiminin de sürece dâhil edilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu çerçevede tartışma, yalnızca iki sağlık çalışanının eylemleriyle sınırlı kalmayıp hastane yönetiminin, görev dağılımının ve idari sorumlulukların sorgulanmasına doğru genişliyor. Sürecin tüm yönleriyle değerlendirilmesi adil yargılama ve şeffaf idari inceleme gerektiriyor.
Kaynak: İHA