Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Trump İran’ı tehdit etti. Ama asıl tehlike, İran’ın cevabında.
İran, Yemen’deki Husilere bir emir gönderdi.
Bab el-Mendeb Boğazı’nı kapatmaya hazır olun.
İlk bakışta bu bir petrol hamlesi.
Boğaz kapanır, petrol geçemez, fiyatlar yükselir.
Ama İran’ın gözü petrolde değil.
Asıl hedefi, denizin metrelerce dibinde yatıyor.
Dikkatli okuyun.
Trump ilk kez enerji altyapısını hedef almakla tehdit ettiğinde, İran şunu ilan etmişti:
“Bölgenin enerjisi, suyu ve bilgi altyapısı, hepsi meşru hedef.”
Yani İran, bir emirle hem bir bölgeyi susuz, hem dünyayı internetsiz bırakabileceğini söyledi.
İkisini de göstereyim.
Önce veriden başlayalım.
Çünkü İran’ın Husilere verdiği o emir, doğrudan bu ayağı hedef alıyor.
Bab el-Mendeb’in dibinde, deniz tabanına döşenmiş 17 fiber optik kablo var.
Avrupa ile Asya arasındaki internet trafiğinin yaklaşık %90’ı bu kablolardan geçiyor.
Bankacılık, borsa, bulut servisleri.
Körfez’in dünyaya bağlantısı da büyük ölçüde burada.
Bütün bu trafik de 26 kilometrelik o boğazdan geçmek zorunda. Kapanırsa, petrolle birlikte iki kıtanın ve Körfez’in verisi de kesilir.
Bu bir olasılık değil, geçmişte yaşandı.
Şubat 2024’te bir Husi füzesi Kızıldeniz’de bir gemiyi vurdu.
Geminin çapası deniz tabanındaki üç büyük kabloyu kopardı.
Asya ile Avrupa arasındaki internetin dörtte biri aksadı, etkisi BAE’ye kadar hissedildi.
Üstelik bir kablonun onarımı normal zamanda bile haftalar sürüyor.
Savaşın ortasında tamir gemileri bölgeye yaklaşamaz, süreç aylara uzar.
Şimdi ikinci ayağa gelelim.
Körfez ülkeleri çöl.
Nehir yok, göl yok, yağmur neredeyse hiç yok.
İçme suyu neredeyse tamamen tuzdan arındırma tesislerinden geliyor. O tesislerin can damarı da elektrik.
Elektrik giderse tuzdan arındırma çalışmaz. Su üretimi durunca, çöl sıcağında milyonlarca insan günler içinde susuz kalır.
Ardından zincir uzar.
Hastaneler karanlığa gömülür, soğuk hava depoları çözülüp gıda bozulur, finans merkezleri işlemez hale gelir.
En ağır kısmı da bu.
Bir rafineri yıkılsa yeniden onarılır.
Ama bir elektrik santrali ya da tuzdan arındırma tesisi çökerse, yerine yenisini kurmak yıllar alır.
Bu bir tamir meselesi değil, bir bölgenin ayakta kalma meselesi.
Şimdi tabloya bütün olarak bak.
Doğuda Hürmüz İran’ın elinde, batıda Bab el-Mendeb Husilerin.
Körfez tam ortada.
İran, ağzından çıkan bir emirle hem bölgenin suyunu hem verisini durdurabileceğini ilan etmiş oldu.
İşte bu yüzden bugünkü kavga artık bir füze savaşı değil.
Görünmez altyapının savaşı.
Çünkü bir orduyu alt etmek zordur, ama bir arıtma tesisini ya da deniz tabanındaki bir kabloya zarar vermek kolaydır.
Trump İran’ı köprüleri ve santralleriyle tehdit ediyor. İran da buna karşılık, bölgenin suyunu ve iki kıtanın verisini hedef almakla tehdit ediyor.
Ama asıl soru şu.
Bu düğmelere basıldığında, bedelini İran mı öder, yoksa suyu ve interneti kesilen milyonlar mı?
Bu benim şahsi görüşlerim.
Savaşla ilgili tüm gelişmeleri ve analizleri buradan paylaşıyorum.
Önümüzdeki birkaç gün çok yoğun geçecek, sizi her şeyden haberdar edeceğim.
Kaynak: Penguin X @ThePenguinBTC