Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bandırma davasında Adli Tıp raporu: iki sanığın DNA’sı ve sperm tespit edildi; davanın soruşturma ve delil değerlendirmesi sürüyor.
Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında mağdurun iç çamaşırı, çorabı ve kıyafetlerinde sanıklara ait DNA profilleri ve sperm hücreleri tespit edildi; mahkeme sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Duruşmada dinlenen tanık, olay gecesi mağdur Ş.Ö.’yü araçla gezdirdiğini ve mağdurun alkollü olduğu için yurda alınamayacağını düşünerek onu bir arkadaşlarının evine bıraktıklarını anlattı. Tanık, olay sonrası mağdura ait mahrem fotoğrafların bir WhatsApp grubunda paylaşıldığını gördüğünü bildirdi.
Bir diğer tanık, sanıklardan E.A.’nın WhatsApp grubunda mağdura ait mahrem fotoğrafları paylaştığını söyledi. Bu ifadeler, savunmalarla çelişkili noktalar oluşturdu.
Mağdur avukatı Av. Betül Agen Eraslan, Adli Tıp Kurumu raporu ve DNA inceleme sonuçlarına dikkat çekerek raporda her iki sanığa ait DNA profillerinin ve sperm hücrelerinin bulunduğunu belirtti. Eraslan, mağdurun olay sırasında bilincini yitirmiş olduğunu ve eylemin rızaya dayalı olmadığını savundu.
Sanık müdafileri Adli Tıp raporu ve suçlamalara ilişkin değerlendirmeleri kabul etmediklerini belirterek önceki savunmalarının dikkate alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, tutukluluk hallerinin devamına karar verip eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 5 Ağustos 2026 tarihine erteledi.
Adli Tıp raporunda biyolojik izlerin bulunması, delil değerinin yüksek olduğunu gösterir; ancak hukuk süreci delillerin bütünlüğü ve zincirleme incelemesiyle şekillenecektir. Bu tür davalarda forensik bulgular ceza soruşturmalarını hızlandırırken, sosyal medyada paylaşılan mahrem görüntüler ise suçun toplumsal etkisini derinleştirir ve mağdurun psikolojik zararını artırır.
Hukuki açıdan, DNA ve sperm tespiti bir iddiayı güçlendirir fakat savunmanın itirazları ve soruşturma eksiklikleri mahkemenin kararını etkileyebilir. Önleyici olarak üniversiteler ve yerel kurumlar, bilinçlendirme ve mağdur destek mekanizmalarını güçlendirmelidir.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)