Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bağımlılıkla mücadelede aile ve toplum merkezli seferberlik: önleme, destek ve rehabilitasyon için bütüncül, profesyonel yaklaşımlar.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bağımlılığın sadece bireyi değil aileyi ve toplumun dokusunu tehdit eden küresel bir kriz olduğunu söyleyerek, koruyucu ve önleyici politikaların güçlendirileceğini açıkladı. Türkiye Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından düzenlenen “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” sempozyumunda yapılan konuşmada 81 ilde yürütülen çalışmalar ve pilot projeler detaylandırıldı.
Programın açılışında bağımlılığın toplumsal etkilerini gösteren bir tanıtım videosu yayınlandı. Bakan Göktaş konuşmasında bağımlılıkla mücadelenin bireyselliğin ötesinde aile ve toplum ekseninde ele alınması gerektiğini vurguladı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki kararlılığına atıfta bulundu.
Göktaş, 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı kapsamında erken müdahale programları ile aile odaklı sosyal uyum danışmanlığı hizmetlerinin güçlendirileceğini belirtti. Ayrıca dijital farkındalık atölyeleri ve dijital detoks kampları ile ailelerin dijital riskleri erken aşamada fark etmelerinin sağlandığını aktardı.
81 ilde yapılan eğitimlerle 2,5 milyondan fazla vatandaşın bağımlılık konusunda bilinçlendirildiğini söyleyen Göktaş, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kararıyla hazırlanan üç sosyal risk haritasından söz etti. Haritalardan ikisinin yetişkinlere, birinin ise çocuklara yönelik olduğunu belirterek risk takibinin hane, mahalle ve ilçe bazında yapıldığını ifade etti.
Batman pilot projesine dair bilgi veren Göktaş, projede bin 286 haneye ulaşıldığını, tedaviye yönlendirilen 551 vatandaş olduğunu ve ihtiyaçlar doğrultusunda 4,5 milyon lira sosyal yardım sağlandığını açıkladı. Ayrıca risk grubundaki 291 çocuk ve gencin tespit edilip eğitim ve psikolojik destek süreçlerinin başlatıldığı bildirildi.
Bağımlılıkla mücadelede aile merkezli yaklaşım, kısa vadede gençlerin korunmasını ve tedaviye erişimin artmasını sağlar; orta ve uzun vadede ise toplumsal dayanışma ile sosyal maliyetlerde azalma beklenebilir. Dijital risklere odaklanılması, teknoloji kullanımının yol açtığı yeni bağımlılık türlerine karşı erken önlem mekanizmaları oluşturulması açısından kritik.
Hazırlanan sosyal risk haritaları ile yerel düzeyde müdahale kapasitesinin artması, kaynakların hedeflenmesinde etkinlik sağlayacak. Pilot uygulamaların ülke geneline yayılması, veri temelli politikalarla risk gruplarına dönük destek programlarının ölçeklenmesini mümkün kılacaktır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)