Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma işlemlerinde taşınmazın gerçek değeri kesinleşmeden idare adına tesciline imkân tanıyan düzenlemeyi iptal etti. Kararda mülkiyet hakkı ve peşin ödeme güvencesi vurgulandı.
AYM’den Kamulaştırma Kararı: “Gerçek Bedel Kesinleşmeden Tescil Olamaz”
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma işlemlerine ilişkin dikkat çeken bir iptal kararına imza attı. Yüksek Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin hükmü “kesin” hale getiren düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Mahkeme, 12 Şubat 2026 tarihli E.2025/190 sayılı dosyada verdiği kararda, kamulaştırma bedelinin gerçek değeri kesin olarak belirlenmeden taşınmaz mülkiyetinin idareye geçirilmesinin anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkını zedelediğine hükmetti.
İptal edilen düzenleme, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davalarında verilen tescil kararlarının kesin olmasını öngörüyordu. Bu nedenle taşınmaz maliklerinin yalnızca bedel yönünden kanun yoluna başvurabildiği, mülkiyet devrinin ise hemen gerçekleştiği belirtildi.
AYM kararında, Anayasa’nın 46. maddesinde güvence altına alınan “gerçek karşılığın peşin ödenmesi” ilkesine dikkat çekildi. Mahkeme, kamulaştırmada yalnızca ödeme yapılmasının yeterli olmadığını, gerçek bedelin taşınmazın idare adına tescil edildiği anda eksiksiz biçimde ödenmesi gerektiğini vurguladı.
Kararda ayrıca, ilk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin daha sonra üst mahkemeler tarafından artırılabilmesinin mümkün olduğu ifade edildi. Buna rağmen taşınmazın mülkiyetinin daha önce idareye geçirilmesinin, gerçek değer kesinleşmeden mülkiyet devri anlamına geldiği ve bunun anayasal güvencelerle bağdaşmadığı belirtildi.
Yüksek Mahkeme, söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına getirilen sınırlamada kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengeyi bozduğunu değerlendirdi. Bu nedenle kuralın, Anayasa’nın 13. ve 46. maddelerine aykırı olduğuna hükmedildi.
AYM, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Böylece yasama organına yeni düzenleme yapılması için süre tanınmış oldu.