Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda kan transcriptom atlası Nature Communications’ta yayımlandı

Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda hazırlanan kan transcriptom atlası Nature Communications’ta yayımlandı; uluslararası iş birliği ve bilimsel ilerleme vurgulanıyor.

Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda kan transcriptom atlası Nature Communications’ta yayımlandı
Yayınlama: 14.10.2026
A+
A-

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin öncülüğünde yürütülen ve farklı tıp disiplinlerinden araştırmacıların katıldığı beş yıllık çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı. Araştırma, 98 farklı sağlık durumuna sahip 4.444 bireyin tam kan gen ekspresyon profillerini bir araya getirerek hastalıkların kandaki moleküler izlerini ortaya koydu.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden 81 ve Diş Hekimliği Fakültesinden 3 olmak üzere toplam 84 araştırmacının katkı sunduğu çalışma yaklaşık dört yıl sürdü ve üniversitenin güçlü klinik araştırma altyapısını uluslararası iş birlikleriyle buluşturdu. Araştırma 2021 yılında Atatürk Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulundan alınan onayla başladı.

Çalışmanın koordinasyonu Tıbbi Genetik Anabilim Dalından Prof. Dr. Abdulgani Tatar ve Doç. Dr. Çiğdem Yüce Kahraman ile Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Hasan Türkez tarafından yürütüldü. Araştırmada kanserden Alzheimer ve Parkinson hastalıklarına, diyabetten kalp-damar ve bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar 98 farklı sağlık durumu incelendi.

Bu kapsamlı analizde 4.444 bireyin tam kan gen ekspresyon profilleriyle birlikte 1.280 bireye ait protein verileri entegre edildi. Elde edilen veriler bağışıklık sistemi değişimleri ve metabolik yolakların ayrıntılı biçimde haritalandırılmasını sağladı. Makine öğrenmesi algoritmalarıyla geliştirilen modeller, çoklu omik analizlerin farklı hastalıkların moleküler özelliklerine göre sınıflandırılmasında etkin olduğunu gösterdi.

Çalışmanın önemli sonuçlarından biri, hastalıkların yalnızca klinik belirtilerle değil kanda bulunan moleküler değişimler üzerinden de değerlendirilebileceğini ortaya koyması oldu. Bu bulgular erken tanıya yönelik biyobelirteç keşfi, bireye özgü risk değerlendirmesi, hastalık süreçlerinin izlenmesi ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi için yeni araştırma olanakları sunuyor.

Nature Communications’ta yayımlanan bu araştırma Atatürk Üniversitesinin uluslararası bilimsel görünürlüğünü güçlendirirken, üniversitenin farklı tıp disiplinlerini ortak bir bilimsel hedef etrafında toplayabilme kapasitesini de gösteriyor. Beş yıllık bilimsel emeğin ürünü olan çalışma bilim literatüründe önemli bir katkı olarak yerini aldı.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu araştırma ekibini tebrik etti ve çalışmanın üniversitenin güçlü klinik altyapısı ile disiplinler arası araştırma kültürünün somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu elde edilen başarının üniversitenin adını uluslararası bilim dünyasında başarıyla temsil eden bir gelişme olduğunu belirtti.

Liberal TR Haber Analizi: Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen bu çok merkezli çalışma, geniş kapsamlı omik verilerle hastalıkların moleküler düzeyde tanımlanabileceğini gösteriyor. 4.444 bireyin gen ekspresyon profilleri ile 1.280 bireye ait protein verilerinin entegre edilmesi, hastalıklara özgü moleküler imzaların ve bağışıklık ile metabolik yolaklardaki değişimlerin daha detaylı anlaşılmasına imkan tanıyor.

Çalışmanın Nature Communications’ta yayımlanması, üniversitenin klinik araştırma kapasitesinin ve disiplinler arası iş birliğinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü gösteriyor. Elde edilen veriler erken tanı ve kişiselleştirilmiş tedavi geliştirme süreçlerine yönelik yeni araştırma kapıları açıyor ve üniversitenin bilimsel görünürlüğünü artırıyor.

Hızlı Bakış: Bilmeniz Gerekenler

  • Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen çalışma Nature Communications dergisinde yayımlandı.
  • Çalışmada 98 farklı sağlık durumuna sahip 4.444 bireyin tam kan gen ekspresyon profilleri analiz edildi.
  • Toplam 84 Atatürk Üniversitesi araştırmacısı çalışmaya katkı sundu.
  • 2021 yılında alınan etik onay sonrası çalışma yaklaşık beş yıl sürdü.
  • 1.280 bireye ait protein verileri gen ekspresyon sonuçlarıyla bütünleştirildi ve makine öğrenmesi modelleri kullanıldı.
  • Çalışma hastalıkların kanda görülen moleküler değişimlerle değerlendirilmesinin önemini vurguluyor.

Kaynak: İHA

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.