Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
ASO’nun nükleer tedarik zinciri ve sanayide yeşil-dijital dönüşüm önceliklerini, strateji ve fırsatları profesyonel bakışla ele alan analiz.
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ASO tarafından düzenlenen “Sanayide Dönüşüm, Yetkinlik ve Rekabetçilik: İkiz Dönüşümden Nükleer Tedarik Zincirine” panelinde, Ankara sanayisinin dönüşümü, yetkinlik geliştirme ve küresel rekabet güçlendirme hedeflerini açıkladı. Ardıç, Türkiye’nin ve Ankara’nın sanayi yapısındaki değişimlerin nükleer tedarik zincirine katılım açısından fırsat sunduğunu vurguladı.
Ardıç, sanayide rekabet gücünün yalnızca maliyet ve kapasiteyle değil; teknoloji, verimlilik, enerji güvenliği, karbon yoğunluğu, veri ve tedarik zinciri dayanıklılığı ile de belirlendiğini söyledi. 2026 yılının ilk yedi ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payının yüzde 3,7, ithalattaki payının ise yüzde 12,1 olduğunu hatırlatan Ardıç, Ankara’nın yüksek teknolojili ihracatının yüzde 13’ü aştığını, ancak ilin yüksek teknoloji ithalat payının da yüzde 21’ler düzeyinde gerçekleştiğini belirtti.
Ardıç, teknoloji açığının rekabet gücünü ve dış ticaret dengesini etkilediğini, üretim gücü artırılırken sanayinin teknoloji düzeyi ve katma değerin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. Yeşil ve dijital dönüşüm ile enerji ve sanayi politikalarının artık aynı rekabet stratejisinin tamamlayıcı unsurları haline geldiğini söyledi.
Karbon düzenlemelerine ilişkin olarak Ardıç, 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemine geçen Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Karbonun artık maliyete ve pazara giriş kriterine dönüştüğünü belirten Ardıç, ASO olarak sanayicilere rehberlik etmenin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
ASO’nun hazırladığı “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi” raporuna atıfta bulunan Ardıç, 2023 itibarıyla SKDM kapsamındaki ürünlerin Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 8’ini, Ankara ihracatının ise yaklaşık yüzde 7’sini oluşturduğunu belirtti. Ardıç, Ankara sanayisinin üretim yapısında ana metal ağırlığının azaldığını, fabrikasyon metal ürünleri ile makine ve ekipman gibi daha ileri işlenmiş ürünlerin ağırlığının arttığını söyledi.
Finansmana erişimin zor olduğu koşullarda dijitalleşme, enerji ve karbon azaltımı yatırımlarının mali yük oluşturduğunu dile getiren Ardıç, yeşil dönüşümün doğru yönetilmesi halinde maliyetleri düşürerek ihracatta rekabet avantajı sağlayacağını vurguladı. Ardıç, önceliğin karbonu ölçmekten azaltmaya, verimlilik ve katma değeri artırmaya geçmek olması gerektiğini söyledi.
Ardıç, nükleer enerjinin geniş bir sanayi ekosistemi yarattığını ve nükleer tedarik zincirine girebilmenin kalite, izlenebilirlik, belgelendirme, insan kaynağı ve üretim disiplini gerektirdiğini belirtti. 2017’de kurulan NÜKSAK aracılığıyla firmaların uluslararası kalite ve belgelendirme standartlarına ulaşmalarına, nükleer ekosistemi tanımalarına ve küresel tedarik zincirlerine erişmelerine destek verildiğini söyledi.
NÜKSAK’ın Bakanlık tarafından ikinci kez desteklenmesinin, firmaların nükleer tedarik zincirinde daha ileri seviyeye taşınması açısından önemine işaret eden Ardıç, hedefin Türk sanayicisini yerli santrallere mal ve hizmet sunmanın ötesine taşıyarak küresel tedarik zincirinde kalıcı konuma ulaştırmak olduğunu vurguladı.
Ardıç, savunma ve havacılık sanayisinde elde edilen yerli teknoloji gelişiminin nükleer enerji teknolojilerine aktarılmasının önemine değindi ve TMRS Energy tarafından yürütülen küçük modüler reaktör çalışmalarıyla özel sektörün nükleer alanda teknoloji geliştirebileceğini belirtti.
Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan ise panelde Ankara’nın yüksek katma değerli üretim, teknoloji ve yenilikte önemli bir konuma sahip olduğunu, şehrin savunma sanayisinin lokomotif şehirlerden biri olduğunu ve özel sektör ile üretim ekonomisinin kentteki istihdama ağır katkı sağladığını söyledi. Kalkan, Ankara’nın 15 organize sanayi bölgesi ve 14 teknoloji geliştirme merkeziyle öne çıktığını aktardı.
ASO panelinde sunulan veriler ve açıklamalar, Ankara sanayisinin niteliksel dönüşümüne ve nükleer tedarik zincirine katılım potansiyeline işaret ediyor. SKDM kapsamındaki ürün payları ile Ankara’nın mühendislik ağırlıklı üretim yapısı, nükleer tedarik zincirine erişimde avantaj olarak sunuluyor. NÜKSAK’ın desteklenmesi ve firmaların uluslararası standartlara yönelmesi, nükleer ekosistemine entegrasyon çabalarını somutlaştırıyor.
Kaynak: İHA