Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
ABD’ye yedi günlük plan sunuldu: Arakçi Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine dair profesyonel ve kısa bilgilendirme.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Bağdat’taki İslam İşbirliği Teşkilatı 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin Katar aracılığıyla ABD’ye ilettikleri yedi günlük planı ve bunun olası sonuçlarını değerlendirdi.
Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın gerekli şartların sağlanması halinde yeniden açılabileceğini ve deniz trafiğinin yedi gün içinde normale dönebileceğini bildirdiklerini belirterek kararın artık ABD’ye ait olduğunu söyledi.
Toplantıda Arakçi, İslam dünyasında birlik ve diyaloğun önemine vurgu yaparak uluslararası hukukun seçici uygulanmasına tepki gösterdi. Teşkilatın kuruluş ilkelerinin Birleşmiş Milletler Şartı ile örtüştüğünü vurguladı ve devletlerin egemen eşitliği, toprak bütünlüğü, iç işlerine müdahale etmeme ile anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ilkelerine dikkat çekti.
Arakçi, İran’ın egemenliğini ve meşru çıkarlarını savunmaya devam edeceğini söyleyerek hakların savunulması ile barış arayışı arasında çelişki olmadığını, savaşın yol açtığı yıkımı bildikleri için barışa değer verdiklerini ifade etti. Arakçi ayrıca barışın yok etme tehditleri üzerine inşa edilemeyeceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımından yana olduklarını belirten Arakçi, boğazın birçok üye ülke için enerji sevkiyatı ve ticaret açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Boğazın 28 Şubat’a kadar tamamen açık ve güvenli olduğunu, o tarihten sonra yaşanan güvenlik sorunları ve aksamaların ABD ve İsrail’in saldırılarının doğrudan sonucu olduğunu iddia etti.
İran ile ABD arasında yürütülen diplomatik girişimlere değinen Arakçi, Pakistan’ın arabuluculuğu ve Katar’ın desteğiyle imzalanan 17 Haziran İslamabad Mutabakatı’na atıfta bulundu. Mutabakatın bir maddesi uyarınca İran’ın gemilerin güvenli geçişini kolaylaştıracak düzenlemeleri yapmayı taahhüt ettiğini ve Umman ile teknik görüşmelere başladıklarını aktardı. Arakçi, iki hafta içerisinde deniz trafiğinin savaş öncesi seviyesinin yaklaşık yüzde 60’ına ulaştığını ancak ABD’nin tek taraflı adımları ve askeri saldırılarının mutabakatın uygulanmasını engellediğini söyledi.
Arakçi, son iki yıldır iyi niyetle müzakere yürüttüklerini ancak her defasında askeri saldırılarla karşılaştıklarını belirterek bu durumun ciddi bir güvensizlik oluşturduğunu ifade etti. Buna rağmen diplomasi kapısını açık tutmaya devam ettiklerini ve Katar aracılığıyla ABD tarafına yedi günlük bir plan ilettiklerini tekrarladı.
Yemen krizine de değinen Arakçi, Yemen ve Suudi Arabistan’ın egemenliğini, bağımsızlığını, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirterek Yemen’deki tek gerçekçi ve kalıcı çözümün tüm tarafların dahil olduğu kapsamlı bir siyasi süreç olduğunu söyledi. Askeri gerilimi artırmanın kalıcı barış sağlamayacağını vurguladı.
Bölgesel güvenliğin ortak çabayla sağlanabileceğini söyleyen Arakçi, hiçbir ülkenin başkalarının güvenliğini tehlikeye atarak kendisi için kalıcı güvenlik sağlayamayacağını ve bölge sorunlarının bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğini ifade etti. Arakçi ayrıca İran’ın tehdit ve baskılara boyun eğmeyeceğini ancak karşılıklı saygı ve güvenilir garantiler temelinde diyaloğa hazır olduklarını belirtti.
Arakçi’nin açıklamaları Hürmüz Boğazı meselesinin diplomasi ile askeri gerilim arasında sıkıştığını gösteriyor. Hem mutabakatın uygulanabilmesi için teknik adımlar atıldığını hem de sahada yaşanan saldırıların güveni zedelediğini belirtti. İran’ın yeniden müzakere ve güvenlik garantileri talebi, bölgedeki deniz trafiğinin normalleşmesi için karar mercilerinin atacağı adımları kilit hale getiriyor. Yemen vurgusu ise İran’ın bölgesel krizlerin askeri yollardan çözülemeyeceğine dair tutarlı duruşunu yansıtıyor.
Kaynak: İHA