Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ankara, NATO zirvesinde 5. maddeye bağlılık ve somut savunma kabiliyetlerine vurgu yaparak ittifak dayanışmasını güçlendirdi.
Ne oldu? Nerede oldu? Kim açıkladı? Ne zaman oldu? En önemli sonuç ne? Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında yaptığı konuşmada, Ankara’dan verilecek mesajın açık olması gerektiğini ve 5’inci maddeye bağlılığın sarsılmaz olduğunu belirtti; bu siyasi taahhütlerin güvenilir askerî güçle destekleneceğini söyledi.
Güler konuşmasında NATO’nun tarihsel evrimini üç aşamada değerlendirdi: NATO 1.0 dönemi Soğuk Savaş sonrası kolektif savunma önceliğini, NATO 2.0 dönemi terörizm ve Balkanlar kaynaklı kriz yönetimini öne çıkardı; 2014 sonrası ise konvansiyonel savaşın NATO sınırlarına taşınmasıyla NATO 3.0 dönemine girildiğini ifade etti.
NATO 3.0 döneminde temel sınamanın, krizleri yönetme ve çok yönlü tehditlere karşı güvenilir kolektif savunmayı yeniden tesis etmek olduğunu söyleyen Güler, bu dönemde Avrupa’nın konvansiyonel savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesinin gerekli olduğunu vurguladı.
Güler, Ukrayna’daki savaş ve Orta Doğu’daki son çatışmaların Avro-Atlantik güvenliğini etkilediğini; füze ve insansız hava aracı saldırıları, deniz ulaşımındaki kesintiler, enerji arzı ve tedarik zincirlerindeki baskıların tehditlerin birbirine bağlılığını gösterdiğini kaydetti.
ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığına ilişkin düzenlemelerin ittifak içindeki sorumlulukların yeniden dengelenmesini öne çıkardığını belirten Güler, Türkiye’nin bu bağlamda tecrübesinin değerine işaret etti.
Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrası dönemde silahlı kuvvetlerini küçültmediğini, büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza ettiğini, savunma sanayine yatırım yapıp harekât kabiliyetini koruduğunu aktaran Güler, bu devamlılığın hem Türkiye hem de ittifak için stratejik avantaj sağladığını söyledi.
Güler, bazı müttefiklerin personel ve stok yenileme süreçlerini yürütürken Türkiye’nin mevcut yapıları ve operasyonel deneyimiyle derhal katkı sağlamaya hazır olduğunu ve bunun NATO 3.0 sürecinde Türkiye’ye güçlü bir konum verdiğini belirtti.
Savunma harcamalarının artırılmasının önemine dikkat çeken Güler, harcamaların tek başına caydırıcılık üretmeyeceğini; eğitimli personel, hazır kuvvetler, mühimmat, lojistik, hava ve füze savunması, komuta-kontrol, siber dayanıklılık ve sanayi kapasitesinin gerekli olduğunu söyledi.
Güler, Türkiye’nin önümüzdeki üç yıl içinde NATO yetenek hedefleri ve millî ihtiyaçları karşılamak amacıyla hava ve balistik füze savunması, uzun menzilli ateş sistemleri ve insansız sistem tedarikine öncelik vereceğini açıkladı. Savunma sanayinin insansız sistemler, hava savunma, elektronik harp, mühimmat, deniz platformları, havacılık ve komuta-kontrol teknolojilerinde ileri seviyeye ulaştığını vurguladı.
Türkiye’de devam eden projelerden bahseden Güler, ihracat projeleri dâhil yaklaşık 50 askerî geminin inşasının sürdüğünü ve insansız ile yeni nesil hava platformlarının modern harbin şekillenmesine katkı sağladığını belirtti.
Güler, Avrupa’nın savunma katkısının NATO ile rekabet etmemesi gerektiğini; tamamlayıcı ve güvene dayalı iş birliğinin önemini, Avrupa güvenlik girişimlerinin AB üyesi olmayan tüm NATO müttefiklerine açık olması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasını NATO Ankara Zirvesi’nin diplomasinin ötesinde savunma yatırımları, hedefler, savunma sanayii üretimi ve Ukrayna’ya destek gibi kritik meseleleri ele alacak bir eşik olduğuna dikkat çekerek tamamlayan Güler, Ankara’dan verilecek mesajın açık olması gerektiğini ve siyasi taahhütlerin uygulanabilir askerî kapasiteyle destekleneceğini yineledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)