Altı aday BM Genel Sekreterliği için ilk kez aynı platformda Gazze ve Hürmüz krizini tartıştı

Altı BM Genel Sekreterliği adayı, ilk kez aynı platformda Gazze ve Hürmüz krizlerini çözüm arayışlarıyla tartıştı.

Altı aday BM Genel Sekreterliği için ilk kez aynı platformda Gazze ve Hürmüz krizini tartıştı
Yayınlama: 24.07.2026
A+
A-

Altı aday BM Genel Sekreterliği için New York’ta canlı yayında soruları yanıtladı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği adayları, New York’taki BM Genel Merkezi’ndeki Bloomberg yayınına katılarak Gazze, İran savaşı, Hürmüz Boğazı krizi ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin yaklaşımlarını açıkladı. Adaylar, Güvenlik Konseyi’nin karar alamadığı durumlarda Genel Sekreter’in geri çekilmemesi gerektiği ve taraflarla doğrudan temas, arabuluculuk, özel elçiler ile bölgesel işbirliğinin önemine vurgu yaptı.

Programda Michelle Bachelet, Maria Fernanda Espinosa, Rafael Mariano Grossi, Rebeca Grynspan, Carolyn Rodrigues-Birkett ve Macky Sall yaklaşık 90 dakika boyunca diplomatlar, BM çalışanları ve sivil toplum temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Tartışmanın odak noktalarını Gazze, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, İran savaşı ve Güvenlik Konseyi’nin tıkanması oluşturdu.

Moderatörlerin Hürmüz Boğazı krizinin küresel enerji piyasaları ve uluslararası ticarete etkisini sorması üzerine adayların tamamı, Güvenlik Konseyi’nin ortak karar alamamasının Genel Sekreter’in hareketsiz kalmasını haklı çıkaramayacağını belirtti.

Adayların ana yaklaşımları

Carolyn Rodrigues-Birkett, Genel Sekreter’in anlaşma sağlanamadığında alternatif diplomatik yollar geliştirmesi gerektiğini; özel temsilciler ve sahadaki BM varlığının kullanılabileceğini söyledi. Rodrigues-Birkett, “Genel Sekreter’in yapamayacağı tek bir şey varsa, o da denememektir” dedi.

Macky Sall, BM’nin büyük krizlerin merkezinde yer almadığına işaret ederek Genel Sekreter’in tüm taraflarla iletişim kanallarını açık tutması gerektiğini vurguladı ve önleyici diplomasi ile sessiz diplomasinin önemine değindi.

Rebeca Grynspan, Karadeniz Tahıl Girişimi örneğini vererek Hürmüz Boğazı’nda sınırlı, uygulanabilir mutabakatlarla deniz trafiği ve enerji sevkiyatının güvence altına alınabileceğini savundu.

Michelle Bachelet, iyi niyet misyonları, özel elçiler ve bölgesel kuruluşlarla işbirliği gibi BM Şartı’nın sağladığı tüm diplomatik araçların kullanılmasını önerdi; insani yardıma erişimin güvence altına alınmasını da ön sıralara aldı.

Rafael Mariano Grossi tarafsızlığın kayıtsızlık olmadığını belirterek Genel Sekreter’in güvenilir bir muhatap olması gerektiğini; önce konuşma ve dinleme adımının atılacağını söyledi. Grossi ayrıca UAEA deneyimiyle Zaporijya’da ateşkesler müzakere ettiklerini aktardı.

Maria Fernanda Espinosa, İran savaşı ve Hürmüz krizinin bölgesel sınırları aştığını vurgulayıp Genel Sekreter’in kurumsal kapasiteyi kullanarak yayılma etkilerini incelemesi ve zarar gören ülkelere destek sağlaması gerektiğini ifade etti.

Liberal TR Haber Analizi: Bu Gelişme Ne Anlama Geliyor?

Adayların ortak vurgusu, Güvenlik Konseyi’nin tıkanmasına rağmen Genel Sekreterliğin diplomatik girişimlerden vazgeçmemesi gerektiği yönünde oldu. Tartışmada, taraflarla doğrudan temas, özel temsilciler, iyi niyet misyonları ve bölgesel işbirlikleri gibi araçların uygulanabilir olduğu üzerinde duruldu. Ayrıca adaylar, krizlerin ekonomik ve insani boyutlarına yönelik sınırlı ama uygulanabilir mutabakatlar geliştirilmesinin önemini dile getirdi.

Gazze ve Güvenlik Konseyi tartışması

Michelle Bachelet’e yöneltilen Gazze sorusunda Bachelet, BM’nin ahlaki otoritesinin korunması gerektiğini; uluslararası hukuk ve insancıl hukuk ihlalleri karşısında Genel Sekreter’in açıkça konuşması gerektiğini söyledi. Bachelet, Güvenlik Konseyi çıkmaza girerse Genel Kurul’un daha aktif rol alabileceğini ve BM Şartı’nın 99. maddesi gibi hukuki araçların seçenekler arasında değerlendirilebileceğini belirtti.

Rusya-Ukrayna meselesi ve ilk adımlar

Rafael Grossi, bir üye devletin saldırganlığı halinde Genel Sekreter’in ilk adımının konuşmak ve dinlemek olması gerektiğini; saldırının failinin Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olup olmamasının müdahaleyi etkilememesi gerektiğini söyledi. Grossi, UAEA’nın Zaporijya’daki çalışmalarına değinerek tarafların güvenini kazanmanın somut sonuçlar doğurduğunu aktardı.

Reform ve seçime ilişkin bilgiler

Adaylar BM’nin daha etkin ve hesap verebilir hale gelmesi gerektiğinde birleşti. Bachelet, kurumlara duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin yeni Genel Sekreter’in önceliği olması gerektiğini belirledi.

Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesi, 30 Temmuz’daki ilk kapalı oturumda adaylara ilişkin tercihlerini anonim açıklayacak. İlk ön yoklama sürecinde bir aday gerekli dokuz oyu alana kadar oylamalar sürecek; seçilen aday daha sonra Genel Kurul’un onayına sunulacak ve göreve 1 Ocak 2027’de başlayacak.

Hızlı Bakış: Bilmeniz Gerekenler

  • Altı aday New York’taki Bloomberg yayınında Gazze, Hürmüz ve Rusya-Ukrayna konularını tartıştı.
  • Adaylar Güvenlik Konseyi’nin tıkanmasının Genel Sekreter’in hareketsiz kalmasını gerektirmediğinde uzlaştı.
  • İlk ön yoklama 30 Temmuz’da yapılacak ve seçilen aday 1 Ocak 2027’de göreve başlayacak.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.