Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
ABD 40 yıl önce Japonya’ya yaptığını bugün Çin’e yapıyor.
Çin bugün en gelişmiş çipi satın alamıyor.
Onu üreten makineler de Çin’e kapatıldı.
Kararların arkasında ABD var, Çin’in bu alanda güçlenmesini istemiyor.
Oysa bu yeni bir tutum değil.
40 yıl önce bu baskıyı gören ülke Japonya’ydı.
O yıllarda Japonya neredeyse her alanda ABD’yi yakalamıştı.
Arabada, elektronikte, bankacılıkta ve çipte öndeydi.
Dünyanın en büyük bankaları bile Japon bankalarıydı.
Üstelik Japonya ABD’nin askeri müttefikiydi, ama bu onu korumadı.
Japonya yükseldikçe, aradaki bağ anlamını yitirdi.
Buna karşı ABD iki hamle yaptı.
1985 Plaza mutabakatıyla yen değerlendi ve Japon malları pahalılaştı.
1986 çip anlaşmasıyla Japonya’nın ihracatına sınır kondu.
Japonya pazarını yabancı çipe açmak zorunda kaldı.
Japonya bu adımlardan sonra ivmesini kaybetti.
Çip liderliği yıllar içinde Güney Kore ve Tayvan’a geçti.
Bugün aynısını Çin yaşıyor.
Çin de elektrikli arabadan yapay zekaya kadar birçok alanda öne geçiyor.
Bütün bunları ucuzlukla başarıyor.
Bir sektöre rakiplerinden ucuza girer, onları zarara sokup piyasadan çıkarır.
Sonunda fiyatı da kuralı da tek başına belirler.
Güneş panelinde ve bataryada tam olarak böyle yaptı.
ABD buna, Japonya’ya karşı kullandığı eski yöntemle yanıt veriyor, bu kez hedef çip.
Çünkü ABD geleceğini ve borsasının büyük kısmını yapay zekaya bağladı.
Yapay zeka ise gelişmiş çip olmadan çalışmıyor.
ABD bu nedenle kendi çip üretimini güvenceye almak istiyor.
Ne var ki bu yatırımın kırılgan bir yanı var.
Şirketler geleceğin kârı için bugünden ağır borç alıyor.
O kâr beklenenden küçük çıkarsa, bu borç ve şişmiş fiyatlar sorun olur.
IMF de bu riske dikkat çekti.
ABD’yi zorlayan tek sorun da bu değil.
Japonya’nın sahip olmadığı bir koz Çin’in elinde.
Çip ve teknolojinin ham maddesi ağırlıklı olarak Çin’de işleniyor.
Çin, çip için gerekli galyum ve germanyum akışını durdurarak baskı kurabiliyor.
Eski hedef Japonya da şimdi yeniden sahnede.
Bugün en gelişmiş çipi kendi üretmiyor, neredeyse tamamını Tayvan’dan alıyor.
Tayvan ise Çin’in hemen yanında, çok hassas bir bölgede.
O kaynak kesilirse Japonya’nın ekonomisi durur.
Japonya bu riskin ne demek olduğunu yakın zamanda gördü.
Tayvan konusundaki tavrına kızan Çin, 2026 başında Japonya’ya bazı nadir toprak elementlerinin sevkiyatını kıstı.
Bugün nadir toprakta yaşanan, yarın çipte de yaşanabilir.
Japonya bu yüzden dışa bağımlılıktan kurtulmak istiyor.
Bunun için merkezinde çip ve yapay zeka olan 2.3 trilyon dolarlık bir plan açıkladı.
Şimdi ise ABD onun karşısında değil, onu destekliyor.
Çünkü ABD’nin yeni rakibi Çin.
İngiliz devlet adamı Palmerston bunu 1848’de söylemişti.
Kalıcı dost da yoktur, kalıcı düşman da, kalıcı olan çıkardır.
Dün Japonya’ya uygulanan yöntem, bugün Çin’e uygulanıyor.
Bu benim kişisel analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum. Sizi bilgilendireceğim.
Kaynak: Penguin X (@ThePenguinBTC)