Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bu savaşın bedelini kim ödüyor?
Cevap için mutfak masanıza bakın.
İranlı yetkili bir cümle söyledi:
“İran’ı yeniden inşa etmenin maliyetini İran halkı değil, bölgesel ve bölge dışı ekonomiler karşılayacak.”
Bu cümle teorik değil.
Şu an gerçekleşiyor.
Sizlere bu zinciri adım adım göstereceğim.
ABD İran’a saldırıyor. Altyapısını bombalıyor.
İran ne yapıyor?
Hürmüz’ü kapatıyor. Gemilerden geçiş ücreti alıyor.
İran’ın dünyaya mesajı çok net: Eğer ben bu bedeli ödüyorsam tüm dünya ödeyecek.
İran Hürmüz Boğazı’nda geçiş için gemi başına ortalama 2 milyon dolar ücret almaya başladı. İran meclisi bunu yasayla onayladı. Ödeme yuan veya kripto ile yapılıyor.
Sadece petrol tankerlerinden aylık gelir yaklaşık 600 milyon dolar.
Şimdi o 2 milyon doların yolculuğunu takip edin.
Gemi şirketi 2 milyon dolar ödüyor. Bu parayı kendi cebinden karşılamıyor. Taşıma fiyatına ekliyor.
Taşıma pahalanınca petrolü taşıttıran şirket daha fazla ödüyor. Ham petrol fiyatına yansıtıyor.
Petrol pahalanınca rafineri daha fazla ödüyor. Benzin ve dizel fiyatına yansıtıyor.
Dizel pahalanınca kamyoncu daha fazla ödüyor. Nakliye fiyatına yansıtıyor.
Nakliye pahalanınca fabrika daha fazla ödüyor. Ürün fiyatına yansıtıyor.
Ürün pahalanınca market daha fazla ödüyor. Raf fiyatına yansıtıyor.
Raf fiyatı pahalanınca tüketici daha fazla ödüyor.
O 2 milyon dolar Hürmüz’de başlıyor. Ve sizin mutfak masanızda bitiyor.
Rakamlarla göstereyim.
Savaş başladığında petrol varil başına 72 dolar civarındaydı. Şu an 109 doların üzerinde.
Dizel yakıtın fiyatı yüzde 40’tan fazla yükseldi.
Dizel neden bu kadar önemli?
Çünkü dünyada taşınan lojistiğin büyük çoğunluğu dizelle taşınıyor.
Dizel pahalanınca taşınan her şey pahalanıyor.
Taze meyve ve sebze fiyatları tek bir ayda %4.7 arttı. Pandemi döneminden bu yana en hızlı artış.
Bir olay daha var.
Gübre.
Küresel gübre ticaretinin üçte birinden fazlası Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Gübre doğalgazdan üretiliyor. Doğalgaz da pahalandı. BM’ye göre gübre fiyatları yüzde 15-20 artabilir.
Gübre pahalanınca bu sezonun hasadı daha pahalıya mal olacak. Yani bugünkü fiyatlar son değil. Gelecek aylar daha da pahalı olabilir.
Şimdi bir adım geri çekilin ve büyük resme bakın.
ABD ve İsrail İran’ın altyapısını bombalıyor.
Ama İran Hürmüz’ü kontrol ediyor.
Geçiş ücretinden aylık 600 milyon dolar doğrudan gelir.
Yüksek petrol fiyatından kendi ihracatıyla dolaylı gelir.
Tüm bu yüksek fiyatların bedelini dünyanın her yerindeki tüketici ödüyor.
Pompada.
Markette.
Bahçede.
Kargoda.
Uçak biletinde.
İran’ın ateşkes için 5 şartı var:
1. Saldırıların durması.
2. Savaşın tekrar etmeyeceğinin garantisi.
3. Savaş tazminatının ödenmesi.
4. Tüm cephelerde savaşın bitmesi.
5. Hürmüz Boğazı üzerinde İran egemenliğinin tanınması.
Üçüncü şarta dikkat edin.
Savaş tazminatı.
İran Dışişleri Bakanı Araghchi: “Ateşkes istemiyoruz. Savaşın tamamen ve kalıcı olarak bitmesini istiyoruz. İran halkına verilen zararın tazmin edilmesini istiyoruz.”
Beşinci şarta da dikkat edin.
Hürmüz egemenliği.
Yani İran diyor ki: Hem zararımı tazmin edeceksiniz. Hem de boğaz kontrolü bende kalacak.
Irak savaşında yeniden inşa maliyetini Amerikan vergi mükellefleri ödedi. 2 trilyon doların üzerinde.
Bu sefer farklı.
İran yeniden inşa maliyetini vergi olarak değil fiyat olarak tüm dünyaya ödetiyor. Hem Hürmüz geçiş ücretleriyle. Hem yüksek petrol fiyatlarıyla. Hem de ateşkes masasında tazminat talebiyle.
Kimse size “İran yeniden inşa vergisi” demiyor.
Ama her fiyat artışının içinde o maliyet var.
O yetkilinin sözünü tekrar okuyun:
“İran’ı yeniden inşa etmenin maliyetini İran halkı değil, bölgesel ve bölge dışı ekonomiler karşılayacak.”
Şimdi mutfak masanıza bakın.
Cevap orada.
Kaynak: Penguin X @ThePenguinBTC