Nehrin Balıkları ve Yeni Sahibi: İngiliz Aklı mı, Amerikan Gücü mü?

Nehrin Balıkları ve Yeni Sahibi: İngiliz Aklı mı, Amerikan Gücü mü?
Yayınlama: 13.01.2026
Düzenleme: 13.01.2026 14:19
16
A+
A-

Eskilerin meşhur bir sözü vardır, hani o tecrübenin süzgecinden geçmiş, coğrafyanın kaderini özetleyen cinsten: “Eğer bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan az önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.”

Bu söz, 20. yüzyılın son çeyreğine kadar Ortadoğu’nun sarsılmaz bir aksiyomuydu. Sınırlar cetvelle çizilirken, aşiretler birbirine düşürülürken ya da bir saray darbesi tezgahlanırken hep o “görünmez” İngiliz aklı aranır; MI6’nın tozlu dosyaları karıştırılırdı. Ancak bugün, 2026’nın ilk günlerinde Tahran sokaklarından yükselen dumanlara baktığımızda, o “uzun bacaklı” gölgenin yer değiştirdiğini görüyoruz.

Peki, İngilizlerin o mahir ve sinsi rolünü gerçekten ABD ve İsrail mi devraldı? Yoksa oyun sadece kabuk mu değiştirdi?

İnce Diplomasi’den Kaba Kuvvete

İngiliz aklı “parçala ve yönet” derken bunu genellikle yerel dinamikleri, mezhepleri ve kültürel kodları ilmik ilmik işleyerek yapardı. Bugün ise sahnede çok daha “gürültülü” bir aktör var. Washington’un yaptırım sopası ve Tel Aviv’in teknolojik istihbarat gücü, İngilizlerin o sessiz derinden giden yöntemlerinin yerini aldı. Artık bir yerde karışıklık çıktığında kimse “İngiliz geçti mi?” diye sormuyor; doğrudan Beyaz Saray’ın açıklamalarına ve Mossad’ın operasyonel kabiliyetine bakıyor.

İran: Bir Kazanın Kaynama Noktası

Bugün İran’da yaşananlar, tam da bu “rol değişiminin” laboratuvarı niteliğinde. Bir yanda ekonomik darboğazın, enflasyonun ve sosyal kısıtlamaların altında ezilen bir halkın haklı öfkesi; diğer yanda bu öfkeyi bir “rejim değişikliği” enstrümanına dönüştürmek isteyen dış merkezler.

Dini Lider Hamaney, son açıklamasında “Düşman pusuya yatmış bekliyor” diyerek suçu doğrudan Washington ve Tel Aviv’e atıyor.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise bir yandan reform vaatleriyle halkı teskin etmeye çalışırken, diğer yandan “dış müdahale” uyarısıyla ulusal bir koruma kalkanı örmeye gayret ediyor.

Balıklar Neden Kavga Ediyor?

Soru şu: Balıklar, sadece nehrin kenarından bir yabancı geçtiği için mi kavga ediyor, yoksa suyun kendisi mi artık yaşanmaz hale geldi?

İran yönetiminin “dış güçler” vurgusu, tarihsel bir gerçeğe parmak bassa da, halkın mutfağındaki yangını söndürmeye yetmiyor. Evet, belki o meşhur “İngiliz aklını” bugün ABD ve İsrail temsil ediyor; belki operasyonların merkezi Londra’dan Langley’e taşındı. Ancak bir coğrafya, kendi iç barışını ve ekonomik adaletini sağlayamadığı sürece, nehrin kenarından geçen her yabancı, suyu bulandırmaya devam edecektir.

Sonuç olarak;

Dün İngilizlerin cetvelle çizdiği haritalar, bugün ABD’nin yaptırımlarıyla ve İsrail’in bölgesel hamleleriyle yeniden şekillendirilmek isteniyor. İran sokaklarındaki yangın, sadece bir iç mesele değil; “usta oyun kurucu” koltuğuna oturanların yeni dünyadaki güç gösterisidir.

Eskiden “İngiliz geçti mi?” diye sorardık.

Şimdi soru daha net: “Sıradaki kim?”

İstanbul Üniversitesi & Tarih - Liberal TR Haber & Editör & Yazar
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp