Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Unutkanlık artıyorsa panik yok: Demans dışı nedenler, değerlendirme adımları ve uyarı işaretlerini profesyonelce açıklıyoruz.
Memorial Göztepe Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Rahşan Adviye İnan, giderek artan unutkanlığın her zaman Alzheimer veya demans anlamına gelmediğini, özellikle günlük yaşamı etkileyen durumlarda nörolojik değerlendirme gerektiğini söyledi.
İnan, demansın beyin hücrelerinde zarar sonucu düşünme, hatırlama, dikkat ve konuşma gibi zihinsel işlevlerin günlük yaşamı etkileyecek düzeyde kaybı olduğunu ve demansın tek bir hastalık değil, farklı nedenleri olan bir sendrom olduğunu belirtti. Demansın en sık nedeninin Alzheimer olduğunu vurguladı.
Hafızanın yaşla birlikte yavaşlayabileceğini ifade eden İnan, tek başına ara sıra bir ismi unutmanın veya randevuyu atlamanın demans anlamına gelmediğini; önemli olanın unutkanlığın sıklığı ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği olduğunu söyledi.
İnan, uyarı işaretleri arasında aynı hikâyeyi kısa aralıklarla tekrarlamak, yakın zamanda yaşanan olayları tamamen unutmak, para hesabında veya ilaç kullanımında sık hata yapmak ve bilinen bir yerde yolu karıştırmak olduğunu kaydetti.
Haberde yer alan açıklamalar, unutkanlığın yalnızca demans belirtisi olmayabileceğini ve uyku bozuklukları, depresyon, vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları ile bazı ilaçların bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Ayrıca demans riskinin bir kısmının yaşam tarzı ve kontrol edilebilir sağlık faktörleriyle ilişkili olduğu; tansiyon, kolesterol, kan şekeri takibi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekiliyor. Yeni nesil Alzheimer ilaçlarının bazı hastalarda beta-amiloidi hedefleyerek gerilemeyi yavaşlatabildiği, fakat tüm hastalara uygun olmadığı ve biyobelirteç doğrulaması gerektiği haberde yer alan somut bilgiler arasında bulunmaktadır.
İnan, beyin sağlığını korumada bulmaca ve hafıza oyunlarının tek başına yeterli olmadığı; fiziksel aktivitenin, yeni şeyler öğrenmenin, sosyal ilişkilerin ve damar sağlığının birlikte korunmasının gerektiğini belirtti. 40’lı yaşlardan itibaren tansiyon ve kolesterol takibinin önemine, ilerleyen yaşlarda ise diyabet, obezite kontrolü ve sosyal-zihinsel aktif kalmanın gerekliliğine dikkat çekti.
Erken tanının tedavi edilebilir nedenlerin araştırılmasını ve uygun tedavilerin zamanında başlamasını sağladığını, ayrıca hastaya ve ailesine gelecek planlamasında yardımcı olduğunu ifade eden İnan, yeni nesil ilaçların uygulanması için biyobelirteçlerle doğrulama, hasta uygunluğu değerlendirmesi ve düzenli takip gerektiğini söyledi.
Demans hastalarıyla iletişimde yakınlara kısa ve sakin yanıt verilmesini öneren İnan, ani öfke veya huzursuzluk durumunda ağrı, açlık veya enfeksiyon gibi tıbbi nedenlerin araştırılmasını tavsiye etti. Ev ortamının sade ve güvenli hale getirilmesi, günlük rutinin korunması ve hastanın yapabildiği işlerde bağımsız bırakılmasının önemine vurgu yaptı.
Yolunu kaybetme, trafik kurallarını karıştırma veya finansal işlemlerde belirgin hatalar görülmesi halinde araç kullanımı ile finansal ve hukuki planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten İnan, bakım verenlerin kendi dinlenme ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını ihmal etmememesi gerektiğini ekledi.
Kaynak: İHA