Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Göğüs kemiği açılmadan uygulanan kapalı kalp ameliyatları: daha az ağrı, hızlı iyileşme ve kısa hastanede kalış süreleri.
Özel Denizli Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem, kapalı kalp ameliyatının göğüs kemiği açılmadan gerçekleştirildiğini ve açık ameliyata göre estetik, enfeksiyon riski, kan kaybı ve toparlanma süresi açısından avantaj sağladığını açıkladı.
Prof. Dr. Erdem, geleneksel açık kalp ameliyatlarında göğüs kemiğinin ortadan ikiye ayrıldığını; kapalı yöntemde ise sağ veya sol taraftan ikinci, üçüncü ya da dördüncü kaburga aralığından yaklaşık 5-6 santimetrelik kesiyle bypass ve kalp kapağı ameliyatlarının yapılabildiğini söyledi.
Küçük kesi sayesinde özellikle genç ve kadın hastalarda göğsün önünde belirgin bir iz kalmadığını vurgulayan Erdem, meme altı veya göğsün yanından yapılan kesinin zamanla neredeyse fark edilmeyecek şekilde iyileştiğini belirtti.
Cerrahi başarı açısından iki yöntem arasında fark olmadığını ifade eden Erdem, kapalı yöntemle dört veya beş damara kadar yapılan bypass ameliyatlarının da aynı başarıyla gerçekleştirilebildiğini aktardı.
Kapalı ameliyatlarda daha az kanama görüldüğünü, bunun da hastaların daha az kan ve kan ürünü almasını sağladığını söyleyen Erdem, kan transfüzyonunun taşıdığı riskler düşünüldüğünde bu durumun hasta güvenliği açısından önemli olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Erdem, göğüs kemiği kesilmediği için hastaların hastanede kalış süresinin kısaldığını, günlük yaşam ve iş hayatına daha erken dönebildiklerini anlattı. Açık ameliyat sonrası göğüs kemiğinin kaynamasını beklemek gerektiğini ve bu dönemde yatış pozisyonu kısıtlamaları bulunduğunu; kapalı yöntemde ise bu kısıtlamaların olmadığını söyledi.
Enfeksiyon riskinin kapalı yöntemde belirgin şekilde düşük olduğuna dikkat çeken Erdem, nadir görülen enfeksiyonlarda göğüs kaslarının yayılmayı engelleyerek ciddi komplikasyonları azalttığını ekledi.
Kapalı kalp cerrahisinin yaygınlaşması sağlık hizmetleriyle ilişkili maliyet ve hasta memnuniyetini etkileyebilir. Hastanede kalış süresinin kısalması ve daha az kan ürünü kullanımı doğrudan maliyetleri düşürürken, daha kısa işe dönüş süresi ekonomik verimliliğe katkı sağlar. Estetik avantajlar ve düşük enfeksiyon riski, cerrahi tercihleri değiştirebilir ve genç hasta talebini artırabilir; bu da kurumların altyapı, eğitim ve ekipman yatırımlarını yeniden planlamasına yol açabilir.
Aynı zamanda kapalı yöntemin uygun hasta seçim kriterleri ve cerrahi deneyim gerektirmesi, sağlık kurumları arasında uzmanlaşmayı teşvik edecektir. Bu süreçte doğru bilgilendirme ve hasta yönlendirmesi, yöntemin güvenli ve etkili uygulanması için kilit rol oynayacaktır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)