Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Klima kullanımının yaz hastalıklarını tetiklediği uyarısı; 23–26°C önerisiyle sağlıklı, konforlu iklimlendirme ve korunma yolları.
Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Funda Karaduman Yalçın, yaz aylarında bilinçsiz klima kullanımının üst solunum yolu enfeksiyonları, kas ve eklem ağrıları, alerjik hastalıklar ve göz kuruluğu gibi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti. Yalçın, klimaların 23-26 derece aralığında çalıştırılmasını, hava akımının doğrudan vücuda yönlendirilmemesini ve düzenli bakım yapılmasını önerdi.
Uzman, iç ve dış ortam arasındaki yüksek sıcaklık farkının vücudun ısı dengesini bozduğunu, aşırı soğutma ve havanın kurumasının burun ile boğazın doğal savunmasını zayıflattığını söyledi. Bu durumun boğaz ağrısı, öksürük, ses kısıklığı, farenjit ve sinüzit gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini aktardı.
Yalçın, sıcak ortamdan ani soğuk ortama geçişin halsizlik, baş ağrısı ve yorgunluk hissini artırdığını vurguladı. Uzun süreli, doğrudan üfleme sonucu boyun, omuz, sırt veya bel bölgelerinde kas spazmları ve eklem ağrılarının tetiklenebileceğini; bazı hassas kişilerde yüz bölgesine sürekli soğuk hava gelmesinin yüz sinirlerini etkileyerek nadiren yüz felci riskini yükseltebileceğini belirtti.
Klima filtrelerinin bakımının ihmal edilmesinin ayrıca toz, polen, küf mantarları ve diğer alerjenlerin ortama yayılmasına yol açarak alerjik rinit, astım atakları ve nefes darlığını tetikleyebileceğini açıklayan Yalçın, merkezi sistemlerde hijyen eksikliğinin nadiren legionella üremesine ve Lejyoner Hastalığı riskine neden olabileceğini söyledi.
Uzm. Dr. Yalçın’ın önerileri arasında iç ortam sıcaklığının 23-26 derece arasında tutulması, iç-dış sıcaklık farkının 6-8 dereceden fazla olmamasına dikkat edilmesi, hava akımının doğrudan insanlara yönlendirilmemesi, filtrelerin düzenli temizlenmesi, cihazların periyodik bakımlarının yaptırılması ve mekanların düzenli doğal yolla havalandırılması yer aldı. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve alerjik bünyeye sahip kişilerin klima kullanımında daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı.
Yaz aylarında klima kullanımı tek başına konfor unsuru olmanın ötesinde halk sağlığına doğrudan etki ediyor. İyi yönetilmeyen iklimlendirme; sağlık hizmetleri yükünü, özellikle solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle artan muayene ve ilaç talebi yoluyla yükseltebilir. İş yerlerinde ve toplu yaşam alanlarında uygun sıcaklık ayarları ve düzenli bakım politikaları uygulanmazsa, verimlilik düşebilir ve sağlık maliyetleri artabilir.
Bunun yanında hijyen kurallarının ihmal edilmesi, özellikle riskli gruplar için kronik hastalıkların kötüleşmesine neden olabilir. Dolayısıyla hem bireysel önlemler hem de kurumsal bakım standartları salgın sonrası dönemde daha fazla önem kazanıyor; bu alanda bilinçlendirme ve denetimlerin artırılması yerel sağlık yönetimlerinin gündemine girmelidir.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)