Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Av. Hatice Yıldız’ın duyurduğu AİHM kararlarında Türkiye kaynaklı başvurularla ilgili toplam 893 ihlal tespit edildi. Kararlar adil yargılanma hakkı ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi kapsamında üç ayrı dava grubunda açıklandı.
Avukat Hatice Yıldız, 23 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye kaynaklı başvurularla ilgili toplam 893 ihlal kararı verdiğini duyurdu. Kararlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile 7. maddesinde yer alan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi kapsamında açıklandı.
Av. Hatice Yıldız tarafından paylaşılan bilgilere göre AİHM, üç ayrı dava grubunda inceleme yaptı. Mahkeme, Kılıçarslan ve Diğerleri v. Türkiye davasında 595 başvurucu yönünden hem 6. hem de 7. maddenin ihlal edildiğine hükmetti. Çalı ve Diğerleri v. Türkiye kararında 264 başvurucu için 6. madde ihlali tespit edilirken, Dönmez ve Diğerleri v. Türkiye dosyasında 34 başvurucu bakımından 7. madde ihlali kararı verildi.
AİHM’in 264 başvurucu hakkında verdiği 6. madde ihlali kararları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile ilgili oldu. Mahkeme, özellikle ByLock verilerinin elde edilmesi, mahkemelere sunulması ve savunma makamının bu verilere etkili şekilde itiraz edip edemediği konularını değerlendirdi.
Kararlarda ayrıca yargılama süreçlerinde kullanılan delillerin denetlenebilirliği, savunmanın delillere erişim imkanları ve yerel mahkemelerin kararlarında yeterli gerekçe bulunup bulunmadığı hususları incelendi.
AİHM’in 34 başvurucu hakkında verdiği 7. madde ihlali kararları ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine dayandı. Bu ilke, bir kişinin ancak suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve açık şekilde tanımlanmış yasal düzenlemeler kapsamında cezalandırılabileceğini öngörüyor.
Mahkeme, bazı başvurularda Bank Asya’da hesap bulundurulması, çocukların belirli okullara gönderilmesi veya yasal dernek ve sendikalara üyelik gibi faaliyetlerin sonradan suçlama konusu yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AİHM’in en büyük dava grubu olan Kılıçarslan ve Diğerleri v. Türkiye kararında ise 595 başvurucu yönünden hem adil yargılanma hakkının hem de kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varıldı.
Kararda, bireysel sorumluluğun somut delillerle ortaya konulmasının gerekliliği üzerinde duruldu. Mahkeme, başvuruları değerlendirirken daha önce verdiği Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye ve Şaban Yasak v. Türkiye kararlarında belirlenen hukuki ilkeleri esas aldı.
AİHM, söz konusu kararlarında başvurucular lehine manevi tazminata hükmetmedi. Bunun yerine, ihlallerin giderilmesi açısından iç hukukta yargılamanın yenilenmesi yönteminin uygun bir çözüm yolu olabileceğini belirtti.
23 Haziran 2026 tarihinde açıklanan toplam 893 ihlal kararı, Türkiye kaynaklı başvurular bakımından son dönemin en kapsamlı AİHM karar gruplarından biri olarak kayıtlara geçti.
#AİHM #İnsanHakları #Türkiye #sondakika #haber #liberaltrhaber