Prof. Doğu Ergil: “EKONOMİK SAVAŞ VE TÜRKİYE”

Prof. Doğu Ergil: “EKONOMİK SAVAŞ VE TÜRKİYE”
Yayınlama: 22.04.2026
A+
A-

Dünyada sıcak savaşların yanında yaman bir ekonomik savaş sürüyor. Bunun bir tarafında da Türkiye duruyor. Ülkemiz klasik anlamda kuşatılmış bir ekonomi değil; ancak modern ekonomik savaşın en kritik cephesinde. Neresinde? Beklentiler alanında! Bu alanda sürekli sınanan bir ülke.

Bu çağda ekonomik savaş, tanklarla, toplarla, uçaklarla değil güvenle kazanılabilir. Ekonomistler bilir: Kur, enflasyon ve risk primi yalnızca ekonomik değişkenler değil; kolektif inancın ölçüleridir. Eğer bir ülkenin kendi vatandaşları ve yatırımcıları yarına güvenmiyorsa, o ülke dışarıdan saldırıya uğramadan da zayıflar. Bu yüzden Türkiye’nin meselesi, dış tehditlerden önce iç güven mimarisidir. Parasının değeri durdurulamayıp, sürekli düşen bir ülke güven mimarisini yeniden kurmak zorundadır.

Ekonomik savaşın birinci kuralı şudur: Belirsizlik cezalandırılır. Türkiye’nin en büyük açığı kaynak eksikliği değil, öngörülebilirlik eksikliğidir. Sık değişen politikalar, kurumsal bağımsızlık eksikliği ve kısa vadeli müdahaleler, ekonomik aktörlerin geleceği fiyatlamasını imkânsız hale getirmektedir. Oysa modern ekonomilerde istikrar, yalnızca doğru politika değil, tutarlı politika üretme kapasitesidir. Güven, tek bir kararla değil, zaman içinde biriken tutarlılıkla inşa edilir.

Türkiye için gerçek stratejik tercih ertelenemez: Ya küresel sistemle derin ve güvene dayalı bir entegrasyon kurulacak ya da daha özerk, kontrollü bir ekonomik model inşa edilecektir. Arada kalmak, yani hibrit ve dalgalı bir çizgi izlemek, keyfilik demektir ve ekonomik savaşta en riskli durumdur. Nedeni şudur: Piyasa aktörleri belirsizliğe katlanamaz; netlik ister. Türkiye’nin sorunu yanlış model seçmek değil, net bir model seçememektir.

Sorun açıktır: Türkiye’nin ekonomik savaşta kazanması, dış aktörleri yenmesinden değil, kendi geleceğine dair inancı yeniden üretmesinden geçer. Bunun yolu teknik önlemlerden önce zihinsel bir eşiği aşmaktır. Bu da kurallara bağlılık, kurumsal güven ve öngörülebilirlik demektir. Modern çağın en sert gerçeği şudur: Küresel ekonomik savaşta en güçlü silah rezervler değil, inandırıcılıktır. Ya Türkiye bu silahı inşa eder ya da başkalarının yazdığı senaryonun içinde savrulmaya devam eder.

Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri, objektif ve ilkeli bir bakış açısıyla okuyucuya ulaştıran dijital haber platformu. Liberal TR Haber Merkezi.
Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.