Ölçüsüzlük ölçü, adaletsizlik adalet olmuş.
Adaletsizliğe uğradığını söyleyenler bile adalet sancağı altında toplanamıyorsa, bunda ne ölçünün ne de adaletin bir kabahati vardır.
Asıl değişmesi gereken anlayış ve bakıştır.
Adalet bir lokomotiftir. Onun çektiği vagonlarda hukuk, demokrasi, ifade özgürlüğü, eşitlik, ekonomi, eğitim ve sağlık gibi bir toplumu ayakta tutan bütün değerler yer alır.
Hukuk her zaman adil olmayabilir.
Hukuk, adaletten bütünüyle koparsa artık “hukuk” olma niteliğini yitirir. Kural vardır ama meşrûiyet yoktur.
Bu yüzden: Adaletin gözetiminde hukukun sağlanması esastır. Burada adalet ölçüdür, hukuk araçtır.
Montesquieu’nün kuvvetler ayrılığı düşüncesi de aslında bunu ima eder: Adalet zayıflarsa hukuk ve özgürlükler raydan çıkar.
Adalet pusuladır, hukuk gemidir. Pusula bozuksa gemi rotasını kaybeder; rüzgâr ne kadar güçlü eserse essin, hedefi olmayan gemiyi menzile ulaştıramaz.
Aristo hukuku, “adaletin akılla ifadesi” olarak görür. Bu bakışta hukuk, adaletin somutlaşmış hâlidir; adaleti denetleyen değil, adaletten doğan bir yapıdır.
Özetle:
Önce adalet ilkesi belirlenir.
Sonra hukuk o ilkeye uygun biçimde inşâ edilir.
Kanun metni kutsal değildir; adalet fikri daha üstündür. Devleti yaşatan da zaten budur. Ülkenin geleceği ve huzuru için adaletin aslî değer olduğu bilincinin oluşması elzemdir.
“Adalet, her şeyi lâyık olduğu yere koymaktır. Ayakkabı ayağındır, külâh başın.”
Mevlânâ
#DikDurOnurluYaşa
Ölçüsüzlük ölçü, adaletsizlik adalet olmuş.
— Sırrı Er (@konusmasanati) February 28, 2026
Adaletsizliğe uğradığını söyleyenler bile adalet sancağı altında toplanamıyorsa, bunda ne ölçünün ne de adaletin bir kabahati vardır.
Asıl değişmesi gereken anlayış ve bakıştır.
Adalet bir lokomotiftir. Onun çektiği vagonlarda hukuk,… pic.twitter.com/OzeadWd2Ao
Kaynak: Sırrı Er @konusmasanati