Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
6 saati aşan göbekten sağ alt kadrana ilerleyen karın ağrısı apandisit belirtisi olabilir; acil değerlendirme ve tedavi gerektirir.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya, göbek çevresinde başlayan ve zamanla sağ alt karın bölgesine yerleşen, 6 saati aşan ve giderek şiddetlenen karın ağrılarında apandisit ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Özdenkaya, apandisitin her yaşta görülebildiğini ve erken değerlendirme ile tanı konmasının önemini vurguladı.
Prof. Dr. Özdenkaya, apandisitin ince bağırsağın bittiği, kalın bağırsağın başladığı bölgede yer alan küçük bir organ olduğunu, fonksiyonuna ilişkin kesin veriler olmamakla birlikte bağışıklık sistemine yardımcı olabileceğinin düşünüldüğünü belirtti. Apandisit iltihabının özellikle çocukluk ve gençlik döneminde sık rastlanan acil cerrahi sorunlardan biri olduğunu söyledi.
Ağrının başlangıçta göbek çevresinde olabileceğini ve zamanla sağ alt karına kayarak şiddetlenebileceğini anlatan Özdenkaya, kısa süreli gelip geçen ağrılarla saatlerce devam eden ve artan ağrıları ayırt etmenin önemli olduğunu ifade etti. Özellikle 6 saati geçen karın ağrılarında çocuklarda ve gençlerde apandisitten şüphelenilmesi gerektiğini belirtti.
Tanıda genellikle ilk görüntüleme yönteminin ultrasonografi olduğunu aktaran Özdenkaya, ultrasonun hızlı, kolay ve etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Muayene bulguları ve ağrı devam ettiği halde ultrasonografide yeterli sonuç alınamazsa tomografiye başvurulduğunu ve bu yöntemlerle apandisit tanısının yüzde 90-95’in üzerinde desteklenebildiğini ifade etti.
Tedavi yaklaşımında çoğunlukla laparoskopik yani kapalı cerrahi yöntemin tercih edildiğini belirten Özdenkaya, bazı durumlarda açık cerrahinin de gerekebileceğini söyledi. Geç başvuran ve apandisit çevresindeki dokuların iltihaplı bölgeyi paketlediği hastalarda farklı bir yönetim uygulandığını; beş günü aşan karın ağrılarında, özellikle antibiyotik ve ağrı kesicilerle şikâyetlerin baskılandığı durumlarda pilastrone apandisit gelişebileceğini anlattı. Bu durumda hastayı hemen ameliyat etmek yerine antibiyotik ve yakın takip ile izleyebildiklerini ve gerektiğinde daha sonra cerrahi planlandığını belirtti.
Prof. Dr. Yaşar Özdenkaya’nın açıklamaları, apandisit şüphesi taşıyan hastalarda hızlı değerlendirme ve uygun görüntüleme yöntemlerinin kullanılmasının teşvik edildiğini ortaya koyuyor. Ultrasonun ilk tercih edilmesi ve gerektiğinde tomografi ile tanının desteklenmesi, tanıda yüksek doğruluk oranına ulaşılmasını sağlıyor. Tedavi stratejisinde laparoskopik cerrahi öncelikli olmakla birlikte geç başvuran vakalarda konservatif yaklaşımın da uygulandığı bildiriliyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)