Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Fon işini duyunca aklıma ister istemez yıllardır KHK uygulamaları nedeniyle adaletsizlik yaşayan insanlar geldi.
Çünkü Türkiye’de adaletin aynı ölçüyle uygulanmadığına ilişkin tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Özellikle KHK’larla görevlerinden uzaklaştırılan, hak kayıpları yaşayan ve yıllardır mağduriyetlerinin giderilmesini bekleyen insanların yaşadıkları, hukuk devleti açısından önemli bir sınav olarak ortada duruyor.
Şimdi ise Albayrak’ın dikkat çektiği soru daha da geniş bir anlam taşıyor:
“Sadece imtiyazlılar hariç, her mahalle KHK ile adaletsizliğe uğrayanlara mı tabi oldu acaba?”
Bu soru, yalnızca bugünün tartışmasına değil, geçmişte uygulanan yöntemlerin toplumda oluşturduğu adalet duygusuna da işaret ediyor.
Albayrak, özellikle KHK mağduriyetlerinde ayrım yapıldığı düşüncesine dikkat çekerek, “Çünkü sadece bunlara yapılan adaletsizlikte ayrım yapılıyor” diyor.
Peki şimdi ne olacak?
Eğer daha önce belirli kesimlerin yaşadığı hukuki ve idari sorunların benzeri toplumun farklı kesimlerini de etkilemeye başladıysa, devletin ve idarenin tavrı ne olacak?
“Her mahalle KHK ile adaletsizliği yaşamaya başladı” ifadesi tam da bu noktada üzerinde düşünülmesi gereken bir uyarıya dönüşüyor.
Yarın aynı yöntem başka bir kesimin karşısına çıktığında, geçmişte savunulan gerekçeler yine geçerli olacak mı? Yoksa adaletin ölçüsü, mağdur olan kişinin kimliğine, konumuna veya sahip olduğu imkânlara göre mi değişecek?
Albayrak’ın bir başka sorusu da burada önem kazanıyor:
“Bu konuda idarenin tavrı ne olacak? Münfesih mi diyeceksiniz acaba?”
Asıl mesele yalnızca bugünün mağduriyetlerini konuşmak değil. Aynı zamanda dün uygulanan yöntemlerin bugün farklı kesimler üzerinde ortaya çıkardığı sonuçlarla yüzleşebilmek.
Çünkü hukuk, kişiye göre değiştiğinde hukuk olmaktan uzaklaşır. Adalet, yalnızca bir kesim için işletildiğinde toplumun tamamının adalet duygusu zarar görür.
Şimdi önümüzde daha temel sorular bulunuyor:
Mağduriyetler ne olacak? Kazananlar mı korunacak, kaybedenler mi? Sorumlular kim olacak? İdarenin sorumluluğu nerede başlayıp nerede bitecek?
Albayrak’ın “Ülke ne hale geldi? Sorumlular kim, bakıp göreceğiz” sözleri, tartışmanın yalnızca bugünkü olaylarla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Çünkü mesele, kimin kazandığı ya da kimin kaybettiğinden çok daha büyük.
Mesele, aynı hukuk düzeninin herkes için aynı şekilde işleyip işlemediği meselesidir.
Ve toplumun asıl görmek istediği cevap da burada yatıyor:
Adalet, kişiye göre mi uygulanacak; yoksa herkes için aynı ölçü mü geçerli olacak?