20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: ADALETTE BULUŞMAK MI?

20-21. Dönem Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak: ADALETTE BULUŞMAK MI?
Yayınlama: 31.08.2026
A+
A-

Çeşmesi kurumuş köyde su nöbeti tutmakla adalet olur mu?

Kemal Tahir, “Adalet mülkün temelidir, derler; doğrudur. Lakin adalet güçlüden yana işlerse devlet çürür.” der.

Davet üzerine, KHK ile mağdur edilenlerin sorunlarının ele alındığı Eskişehir Günyüzü Buluşması’na, Mercan Köyü’nde katıldık. “Bunların suçu yok ama idari tasarrufumuz.” denilerek pek çok insanımız işinden, hürriyetinden mahrum edildi. Bunları dinleyince insanlığımdan utandım.

Bir rejim kendi evlatlarını yok edebilir mi? Yetiştirip ayrık otu gibi biçen bir irade, toplumsal barış getirebilir mi?

Çok sayıda katılımcı ve siyasi temsilci vardı. İşkenceleri, intiharları ve adaletsizlikleri dinleyince, bu utancı ve adaletsizliği yaratanların sizlerin evlatları yok mu, diye düşündüm. Bu kin ve nefret niçin? Sömürünün talepleri mi?

Ülkenin geldiği noktada; soygunlar, mafya ilişkileri ve her türlü kirli ilişki bile tarafgirlik nedeniyle korunurken, bu adaletsizliğin çığlığına kulaklarınız niçin kapalı? Duyarlılara saygım var; ama duyarsızlar da bu adaletsizliğin suçluları olmuyor mu?

Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız, umutlarını yok ettiniz. “Bahçeleriniz bahar görmesin.” diyen Ahmet Arif haksız mı?

Her nesil hakikatle yeniden tanışmak zorundadır. Çünkü hakikat, hiçbir kuşağın miras yoluyla sonsuza kadar koruyacağı bir servet değildir. Onu her kuşak yeniden kazanır ya da kaybeder.

Zulüm ve adaletsizliği yaşayanlar, sessiz kalanlara üzülürler. Çünkü sessiz kalanlar da suçludur. Hakikati kendi arzularımıza göre değiştirirsek medeniyet çöker. Cehennem ateşini yaratan insanları görmeyenlerin sessizliği, bilmediğine düşmanlık değil midir?

Bir çağı en iyi yaşayanlar değil, onu kaybedenler anlatır. Saltanatın ve adaletsizliğin zirvesini yaşatanlar; mazlumun, haksızlığa uğrayanların ve fakirin sofrasını görmez. Zamanın gerçek izleri, resmî olaylarda değil; acılarda ve yaşanmış adaletsizliklerde görülür.

Uydurma yalanlar, hakikate olan güveni yok eder. Toptancı yargılar adalet getirir mi? “İncinmiş olanların ahı, nereye gitse sahibini bulur.” diyen Neşet Ertaş haksız mı?

Devlet, intikam kurumu olamaz; adalet kurumudur. Kollektif cezalar adalet getirir mi? Karanlıklar aydınlanmadığı sürece suçlu kim, suçsuz kim belli olmaz. Keyfilikle değil; kurallı ve bağımsız yönetimle karanlıklar aydınlatılır.

Zihne en büyük zararı yanlış yargılar verir. İnsan, aklıyla var olan bir varlıktır. Tercihlerde düşünerek yol yürümek önemlidir. Hüküm gücü elinde diye adaletten ayrılmak barış getirmez. İnsan, insana çözüm olmalı; düğüm değil, hastalık değil, şifa olmalıdır.

Geçmişi bilmek, geçmişe dönmek için değil; bugünkü adaletsizliğin hangi kopuşlardan doğduğunu anlamak içindir. Zihinsel sömürgecilik adaleti yok eder. Adaletsizlik; güveni, ölçüyü, insanlığı, gençliği, ülke sevgisini ve kurumları öldürür. Sorumluların bunu düşünmesi gerekir. Keyfilikle ülke yönetilmez.

Akıl, bilim, hukuk, ahlak, vicdan ve merhamet rehberiniz olsun. Yoksa yaşattıklarınızı, bir gün adalete uymayanlar da yaşar.

30 Ağustos Zafer Bayramı, gelecek tehlikeleri görmeye ve tedbir almaya vesile olsun.

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. 🇹🇷

31.08.2026
Kemal Albayrak

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.