Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
16 yaşındaki gencin av tüfeğiyle öldürülmesi davasında aile adalet talep ediyor; süreç, deliller ve hukuki gelişmeler profesyonelce ele alınıyor.
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde, Şubat 2026 tarihinde 16 yaşındaki Erkan Karadeniz’in akranı Y.A.K. tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya taraf avukatları, tanıklar ve Karadeniz’in yakınları katıldı. Tutuklu sanık Y.A.K. ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.
Duruşmada çocuğa karşı kasten öldürme suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istenen sanık Y.A.K. savunmasında öldürülmekten korktuğunu, Erkan Karadeniz’in kuzeniyle arasında daha önce husumet bulunduğunu ve akıl sağlığının yerinde olmadığını ileri sürdü. Tanık beyanları dinlendi ve taraf avukatları savunmalarını yaptı. Mahkeme duruşmayı 25 Aralık tarihine erteledi.
Erkan Karadeniz’in annesi Yonca Karadeniz duruşma sonrası gözyaşları içinde sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Yonca Karadeniz adalet ve hukuku talep ettiğini, oğlunu sürekli aradığını ve yaşadığı psikolojik sıkıntıyı dile getirdi. Karadeniz, müebbet cezası talep ederek sanıkların “çocuk” olarak nitelendirilmesine itiraz etti.
Karadeniz ailesinin vekili avukat Yiğithan Çakıcı karşı tarafın savunmalarının soyut iddialardan oluştuğunu belirterek dosyadaki kamera görüntüleri ve diğer delillere dikkat çekti. Çakıcı eylemin soğukkanlılıkla ve önceden planlanarak işlendiğini, silahın alınmasından takip sürecine kadar delillerin mahkemeye sunulduğunu ifade etti.
Avukat Çakıcı ayrıca sanığın olaydan sonra kaçmayı planladığını ve bu planı harekete geçirdiğini belirtti. Çakıcı, Erkan Karadeniz’in herhangi bir haksız tahrik oluşturacak eyleminin bulunmadığını, yapılan incelemelerde en ufak bir hakaret veya karşılık verilemeyecek bir şekilde arkadan öldürüldüğünü mahkemeye sunduklarını söyledi. Çakıcı, çocuklar tarafından işlenen ağır suçlarda cezaların caydırıcılığının artırılması yönünde taleplerde bulundu.
İlk duruşmada ailenin adalet talebi ile karşı tarafın akıl sağlığı ve sözlü savunmaları arasında mahkeme sürecinin delillere dayanarak şekilleneceği öne çıkıyor. Avukatın delillere vurgu yapması ve kamera kayıtlarının mahkemeye sunulması dava sürecinin suçun planlı olup olmadığını belirlemede belirleyici olacağını gösteriyor. Ailenin kamuoyu ve ceza düzenlemeleri üzerine yaptığı vurgu, duruşma sonrası tartışmaların cezaların caydırıcılığı ve çocuk suçluluğu kapsamındaki hukuki uygulamalara yol açabileceğini işaret ediyor.
Kaynak: İHA