DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin oluşturduğu Yeni Yol Partisi’nin TBMM Grup Toplantısı’nda üç lider konuştu. Ekonomik kriz, emekliler, İran ve bölge güvenliği, bağımlılıkla mücadele ve demografik çöküş öne çıktı.
DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi’nin oluşturduğu Yeni Yol Partisi, 21 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk kapsamlı grup toplantılarından birini gerçekleştirdi. Toplantıda Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda ortak tema, ekonomik yıkım, sosyal adaletsizlik ve dış politikada artan riskler oldu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasında küresel ve bölgesel gelişmelere dikkat çekerek başladı. İran’da yaşanan olayları Arap Baharı sürecine benzeten Arıkan, ekonomik sorunların dış müdahalelerle kaosa sürüklendiğini söyledi. “Hiçbir bölge ülkesi emperyalizmin ve siyonizmin satranç tahtası değildir” diyen Arıkan, İran’a yönelik tehditlerin ‘Büyük İsrail’ projesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’ye çağrıda bulunan Arıkan, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmasını ve İncirlik Üssü’nün egemenliğinin geri alınmasını istedi. ABD’nin İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik yaptırım tehditlerini sert sözlerle eleştiren Arıkan, “Amerika, Türkiye’nin kiminle ticaret yapacağına karar veremez” dedi.
İç politikada ise emeklilerin yaşadığı yoksulluğu gündeme taşıyan Arıkan, en düşük emekli maaşının 16.811 TL olduğunu ve bunun insanca yaşamaya yetmediğini söyledi. Et fiyatlarını bölge ülkeleriyle karşılaştırarak Türkiye’nin dünya ortalamasının üç katı fiyatla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Tarım ve hayvancılığın çökertildiğini belirten Arıkan, kırmızı etin lüks hale geldiğini ifade etti.
Uyuşturucu ve online kumar bağımlılığına da dikkat çeken Arıkan, 2023-2025 arasında ele geçirilen narkotik miktarlarının toplumsal bir felakete işaret ettiğini belirterek “Bağımlılıkla Mücadele Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, konuşmasında doğrudan ekonomi ve sosyal hayata odaklandı. Emeklilik döneminin Türkiye’de artık “ikinci bahar” değil, “sert bir kış” anlamına geldiğini söyleyen Babacan, en düşük emekli maaşına yapılan 1.062 TL’lik zammı eleştirdi.
Babacan, 70 yaş üzerindeki vatandaşların hâlâ ağır işlerde çalışmak zorunda kalmasını örneklerle anlatarak, hükümetin yoksulluğu yönetmeye çalıştığını savundu. Asgari ücret, emekli maaşı ve yoksulluk sınırı arasındaki makasın açıldığını vurguladı.
Gençler ve öğrencilerin yaşadığı sorunlara da değinen Babacan, üniversite burslarının yetersizliğini, kira artışlarını ve online alışveriş yasaklarını eleştirdi. Vergi sisteminin adaletsizliğine dikkat çekerek, AK Parti’nin 2001 programında yer alan vergi reformlarının terk edildiğini söyledi.
Online kumarın tek imzayla yasaklanabileceğini savunan Babacan, hükümetin bu konuda samimi olmadığını dile getirdi. DEVA iktidarında emeklilerin ve gençlerin onurunu geri alacağını vurguladı.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, konuşmasında küresel güvenlik riskleri ve demografik çöküşe dikkat çekti. ABD’nin İran, Venezuela ve Orta Doğu’ya yönelik politikalarını eleştiren Davutoğlu, bölge halklarının kaderinin dış müdahalelerle belirlenemeyeceğini söyledi.
Suriye ve Kürt meselesine değinen Davutoğlu, Türkiye’nin güvenliğinin dışlayıcı değil kapsayıcı politikalarla sağlanacağını savundu. Suriye’de yabancı silahlı unsurların bölgeden çıkarılması ve Kürtlerin eşit vatandaşlık temelinde sisteme entegre edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de doğurganlık oranının 1,48’e düştüğünü, evlilik yaşının yükseldiğini ve yalnız yaşayan hane sayısının hızla arttığını belirten Davutoğlu, bunun uzun vadeli bir milli güvenlik sorunu olduğunu söyledi. Asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kaldığını ve konut krizinin gençleri aile kurmaktan uzaklaştırdığını vurguladı.
Üç liderin konuşmalarında ortak vurgu; ekonomik çöküşün sosyal krizlere dönüştüğü, dış politikada Türkiye’nin riskli bir yalnızlığa sürüklendiği ve mevcut yönetim anlayışının sürdürülemez olduğu yönünde oldu. Yeni Yol Partisi, hem iç hem dış politikada adalet, liyakat ve insan onurunu merkeze alan yeni bir yönetim anlayışı vaat etti.
Kaynak: Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı