TRT Eski Spikeri ve Uluslararası Basın Kartı (IPC) sahibi Sırrı Er: “Affı Kim Verecek?”

TRT Eski Spikeri ve Uluslararası Basın Kartı (IPC) sahibi Sırrı Er: “Affı Kim Verecek?”
Yayınlama: 26.05.2025
Düzenleme: 10.01.2026 15:22
18
A+
A-

TRT eski spikeri ve Uluslararası Basın Kartı (IPC) sahibi Sırrı Er, sosyal medyada yayımladığı videoda affetmenin önemine vurgu yaptı. Er, mağdur ve mazlumların sessiz çığlıklarına dikkat çekerek, affetmenin ruhu özgürleştiren cesur bir adım olduğunu söyledi. Paylaşımında “Affı kim verecek?” sorusunu soran Er’in mesajı, toplumsal barış ve adalet arayışında büyük ilgi gördü.

TRT eski spikeri ve Uluslararası Basın Kartı (IPC) sahibi Sırrı Er, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile affetmenin anlamına dikkat çekti. Hayatın bazen adaletsizce vurduğunu belirten Er, mağdur ve mazlumların sessiz çığlıklarına vurgu yaptı.

Sırrı Er, affetmenin zorluğunu ve önemini şöyle dile getirdi: “Affetmek, intikamın soğuk zincirlerinden kurtulup ruhu özgür bırakmaktır. Mazlumun affı, ‘Beni kırdınız ama ruhumu teslim alamazsınız’ deme cesaretidir.”

Er’in paylaşımı, sosyal medyada geniş yankı bulurken, toplumsal barış ve adalet arayışında önemli bir hatırlatma olarak değerlendirildi. Paylaşımında son olarak, “Affı kim verecek?” sorusunu yöneltti.


TRT eski spikeri ve Uluslararası Basın Kartı (IPC) sahibi Sırrı Er açıklamasında…

Videoyu seyrettikten sonra “Affı kim verecek?” sorusunun cevabını sizlere bırakıyorum.
#Af

Hayat, bazen adaletsizce vurur; kimi zaman bir sözle, kimi zaman bir kayıpla, kimi zaman sessiz bir çığlıkla!

Mağdur ve mazlumlar, bu dünyanın en kırılgan, en sessiz çığlıklarıdır. Onlar, haksızlığın gölgesinde umudu arayan, yaralı yürekleri ile ayakta kalmaya çalışan kalendermeşrep insanlardır!

Peki, affetmek mümkün müdür?

Kalbin kırık aynasında kendi yansımasını arayan bir ruh, nasıl affeder?

Affetmek, bir yükü bırakmaktır! Mağdurun affı zincirleri kırmaktır; mazlumun affı yaraları sarmaktır!

Bu, kolay değildir. Öfke, o derin yara, bazen bir kalkan gibi korur bizi. Ama o kalkanı indirip, gözyaşları içinde bir ışık aramak, belki de insan olmanın en büyük cesaretidir.

Düşünün, bir anne çocuğunu haksızlığa kurban vermiş, geceleri uykusuz, yüreği yangın yeri. O annenin gözlerinde, acının en saf hali var!

Affetmek, intikamın soğuk zincirlerinden kurtulup, ruhu özgür bırakmaktır.

Mazlumun affı, bir başkaldırıdır aslında; “Beni kırdınız ama ruhumu teslim alamazsınız” deme yiğitliğidir!

Mağdur ve mazlumların affı, sadece bir son değil, aynı zamanda bir başlangıçtır.

Toplumlar, affetmeyi öğrendiğinde, kinle örülü duvarlar yıkılır. Bir çocuğun gülüşü, bir annenin duası, bir babanın umudu yeniden yeşerir.

Affı kim verecek?!

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp