TRT Eski Spikeri Sırrı Er’den Derinlemesine Röportaj: KHK’li Güven Boğa’dan OHAL, Adalet ve Birleşik Mücadele Vurgusu

TRT Eski Spikeri Sırrı Er’den Derinlemesine Röportaj: KHK’li Güven Boğa’dan OHAL, Adalet ve Birleşik Mücadele Vurgusu
Yayınlama: 26.01.2026
Düzenleme: 26.01.2026 22:06
9
A+
A-

TRT Eski Spikeri Sırrı Er ile Derinlemesine Röportaj

KHK’li Güven Boğa: “Bu Süreç Bizi Susturmadı, Birleştirdi”

TRT’nin eski ve deneyimli spikerlerinden Sırrı Er, konuşma sanatı platformunda yayımlanan özel röportajında, OHAL döneminde KHK ile ihraç edilen Adana Seyhan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güven Boğa ile bir araya geldi. Röportaj, yalnızca bireysel bir mağduriyet anlatısı değil; Türkiye’nin son on yılına damga vuran olağanüstü hal rejiminin toplumsal, hukuksal ve insani sonuçlarını gözler önüne seren kapsamlı bir yüzleşme niteliği taşıdı.

“İnsanı merkeze almayan hiçbir bakış açısı adil değildir”

Röportajın girişinde söz alan Sırrı Er, ideolojilerden, siyasi aidiyetlerden ve kimliklerden bağımsız olarak “insanı merkeze alan” bir yaklaşımın altını çizdi. Er, “Kim olursa olsun, hangi görüşten gelirse gelsin; bir insanın hakkı çiğneniyorsa orada durmak gerekir” diyerek röportajın çerçevesini çizdi. Bu yaklaşım, görüşmenin tamamına yön veren temel bakış açısı oldu.

OHAL ve KHK’lar: “Bir gecede hayatlarımız silindi”

Güven Boğa ise 15–20 Temmuz 2016 sonrasında ilan edilen OHAL’in, yalnızca darbe girişimiyle sınırlı kalmadığını; kısa sürede muhalif tüm kesimleri kapsayan bir tasfiye sürecine dönüştüğünü ifade etti. KHK’larla ihraç edilen binlerce kamu emekçisinin, savunma hakkı dahi tanınmadan mesleklerinden koparıldığını vurguladı.

Boğa, “Öğretmenler, akademisyenler, doktorlar, belediye yöneticileri, polisler, askerler… Her kesimden insan aynı torbaya konuldu. Toplum nezdinde bir anda ‘tehlikeli’, ‘sakıncalı’ ilan edildik” sözleriyle yaşanan süreci anlattı.

Toplumsal algı ve ötekileştirme

Röportajın dikkat çeken bölümlerinden biri, KHK’lilere yönelik oluşturulan toplumsal algı üzerineydi. Güven Boğa, devlet eliyle yürütülen bu sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik bir operasyon olduğunu belirtti.

“İnsanlar bizden uzak durmaya başladı. Selam vermekten çekinenler oldu. Sanki bulaşıcı bir hastalık taşıyormuşuz gibi davranıldı. Bu, bilinçli bir yabancılaştırma politikasıydı” diyen Boğa, KHK sürecinin toplumda derin yarıklar açtığını söyledi.

“Önyargılar yıkıldı, ortak acı bizi birleştirdi”

Boğa’ya göre, tüm bu baskı ve dışlanmaya rağmen süreç aynı zamanda beklenmedik bir sonuç da doğurdu. Daha önce birbirine mesafeli olan farklı toplumsal kesimler, ortak mağduriyet üzerinden yan yana gelmeyi öğrendi.

“KHK’lar bize şunu öğretti: İnançlarımız, siyasi görüşlerimiz, hayat tarzlarımız farklı olabilir ama adaletsizlik karşısında hepimiz aynı noktadayız. Bu süreç önyargıları kırdı, birleşik mücadeleyi zorunlu kıldı.”

OHAL Komisyonu eleştirisi: “Hukuk değil, itiraf mekanizması”

Röportajın en sert eleştirileri, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu sürecine yönelik oldu. Güven Boğa, komisyonun işleyişini “hukuki değil, baskıcı” olarak nitelendirdi.

“Beni görevden alıyorsun ama neden aldığını söylemiyorsun. Sonra diyorsun ki: ‘Git, kendin anlat; niye ihraç edildiğini sen söyle.’ Bu bir hukuk süreci değil, bir itiraf dayatmasıdır” ifadelerini kullandı.

Boğa, savunma yapma imkânlarının fiilen ortadan kaldırıldığını, dosyaların yıllarca bekletildiğini ve yargı yollarının etkisizleştirildiğini belirtti.

“Önümüze Çin Seddi gibi duvarlar örüldü”

KHK’lilerin seslerini duyurmakta yaşadıkları zorluklara da değinen Boğa, medyadan yargıya kadar birçok alanda kapıların sistematik biçimde kapatıldığını söyledi.

“Kendimizi anlatmak istedik. Ne yaptığımızı, ne yapmadığımızı söylemek istedik. Ama karşımıza duvarlar çıktı. Sadece hukuki değil, vicdani duvarlar” diyerek yaşanan çaresizliği dile getirdi.

Sırrı Er: “Bu hikâyeler unutulmamalı”

Röportajın sonunda söz alan TRT eski spikeri Sırrı Er, bu tür anlatıların yalnızca bugünün değil, geleceğin de hafızası olduğunu vurguladı. Er, “Bu yaşananlar kayda geçmezse, yarın aynı hatalar tekrar edilir. O yüzden bu hikâyeler anlatılmalı, çoğalmalı” dedi.

Program, dayanışma çağrısıyla sona ererken; KHK sürecinin yalnızca geçmişin değil, hâlâ devam eden bir adalet meselesi olduğunun altı çizildi.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

WhatsApp