Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TPAO’nun 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladığını açıkladı. İşleme 165 uluslararası yatırımcı katıldı, talep hedefin 7,3 katına ulaştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladığını duyurdu. Başlangıçta 750 milyon dolar olarak planlanan ihraç, yoğun talep üzerine 1 milyar dolara yükseltildi.
Toplam 5,5 milyar dolarlık talep gören işlem, hedeflenen tutarın 7,3 katına ulaşarak dikkat çekti. Böylece söz konusu ihraç, Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük şirket kaynaklı sukuk işlemi olurken, bir KİT tarafından yapılan ilk sukuk ihracı olarak kayıtlara geçti.
Avrupa’dan Körfez bölgesine, Asya’dan Amerika’ya uzanan geniş yatırımcı tabanından 165 uluslararası kuruluşun katılım sağladığı belirtildi. %6,30 getiri oranıyla fiyatlanan ihraç, Türkiye’nin enerji projelerine duyulan küresel güvenin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bakan Bayraktar, işlemle birlikte Türkiye’nin enerji vizyonuna olan uluslararası güvenin pekiştiğini vurguladı. Özellikle Sakarya Gaz Sahası ve Gabar projelerine yönelik yatırımcı ilgisinin dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Yetkililer, sağlanan kaynağın milli enerji hamlesi kapsamında yürütülen projelerde alternatif finansman aracı olarak kullanılacağını belirtti. Bu adımın, TPAO’nun küresel sermaye piyasalarındaki konumunu güçlendirdiği ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine katkı sunduğu değerlendiriliyor.
Sukuk ihracı, Türkiye’nin uluslararası finans çevrelerinde artan görünürlüğünü ve enerji sektöründeki stratejik projelere yönelik güveni bir kez daha ortaya koydu.
Editörün Notu:
TPAO’nun gerçekleştirdiği bu rekor sukuk ihracı, uluslararası yatırımcı ilgisi açısından önemli bir başarı olarak kayıtlara geçse de, sağlanan finansmanın uzun vadede kamu maliyesine ve enerji projelerinin geri dönüş performansına nasıl yansıyacağı dikkatle izlenmelidir. Özellikle %6,30 maliyetle sağlanan kaynağın küresel faiz ortamı ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı sürdürülebilirliği, önümüzdeki dönemde en kritik başlık olacaktır.