Merkez Bankası Enflasyon Raporu 2026-I yayımlandı. 2026 yıl sonu enflasyon tahmini %15–21 aralığına revize edilirken, politika faizi %37 seviyesinde korundu. İşte detaylar.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 12 Şubat 2026 tarihinde Enflasyon Raporu 2026-I’i kamuoyuyla paylaştı. Raporda, 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yukarı yönlü revize edilerek %15–21 aralığına (%70 olasılık) çıkarıldı.
Ocak 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) %30,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, bir önceki raporda öngörülen tahmin aralığının üst bandına yakın seyretti.
TCMB, 2027 yıl sonu enflasyon tahminini %6–12 aralığında korurken, 2028 yılı için orta vadeli hedefini tek haneli seviyelerde, %5 civarında istikrar olarak yineledi. 2026 için ara hedef %16, 2027 için %9, 2028 için ise %8 olarak açıklandı.
Raporda tahmin güncellemesinin başlıca nedenleri arasında şunlar yer aldı:
Merkez Bankası, hizmet enflasyonundaki katılığın dezenflasyon sürecini yavaşlattığına dikkat çekti.
Rapora göre 2025’in son çeyreğinde yurt içi talep büyümeyi desteklemeye devam etti ancak ivme kaybetti. Sanayi üretimi yataya yakın seyrederken, inşaat üretimi artış gösterdi. Beyaz eşya ve otomobil satışlarında son çeyrekte artış gözlendi.
İşgücü piyasasında istihdam çeyreklik bazda 136 bin kişi artarken, işsizlik oranı sınırlı geriledi. Ancak atıl işgücü oranının yüksek seyrini sürdürdüğü belirtildi.
Dış ticaret açığının 2025 yılı genelinde yaklaşık 92 milyar dolar olduğu ifade edildi.
TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikasının sürdürüleceğini vurguladı.
Ocak 2026 itibarıyla politika faizi %37 seviyesinde bulunuyor. Banka, ara hedeflerden belirgin sapma olması halinde ilave sıkılaştırma yapılabileceğini yineledi.
30 Ocak 2026 itibarıyla TCMB brüt rezervleri 218,2 milyar dolar olarak açıklandı. TL mevduat payının ise yaklaşık %60 seviyesinde dengelendiği bildirildi.
Raporda jeopolitik gelişmeler, emtia fiyatlarındaki oynaklık, gıda arz şokları ve hizmet enflasyonundaki katılığın temel risk unsurları olduğu belirtildi. Özellikle kira ve eğitim kalemlerindeki fiyatlama davranışlarının yakından takip edildiği ifade edildi.
TCMB, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak temkinli duruşun korunmasının kritik önem taşıdığını bildirdi.
Açıklanan veriler, dış ticaret cephesinde yapısal sorunların devam ettiğini gösteriyor. İhracattaki artışa rağmen ithalatın daha yüksek seyretmesi ve dış ticaret açığının genişlemesi, üretim yapısının hâlâ ithalata bağımlı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle enerji ve ara malı kalemlerindeki dışa bağımlılık azaltılmadıkça, geçici iyileşmeler kalıcı bir dengeye dönüşmeyebilir. Ekonomi yönetiminin, kısa vadeli artışlardan ziyade sürdürülebilir ve katma değer odaklı üretim politikalarına ağırlık vermesi gerektiği görülüyor.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)