Türk siyasi tarihinin tozlu sayfalarını karıştırdığınızda, sessiz yığınların gürültülü devrimlerini görürsünüz. 1950’de sandıkları patlatan o “Yeter!” çığlığı ile 2002’de ekonomik krizin enkazından yükselen değişim iradesi, aslında aynı kökten besleniyordu: Adalet ve Ekmek Arayışı. Bugün, 2026’nın Nisan ayında, Türkiye bu iki tarihsel kırılmanın birleşiminden çok daha ağır bir “sıkışmışlık” yaşıyor. Bir...