11. yüzyılda Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig’de devleti kuru bir iktidar meselesi olarak değil, ahlâkî bir emanet olarak tarif eder.
“Kün toğdı il tutar, törü ile.“
Hükümdar devleti ancak töre ve adaletle ayakta tutar.
Adalet onun nazarında sadece bir hukuk düzeni değildir; devletin ruhudur.
“Adalet göğün direğidir.”
Zulüm ise devleti içten çürütür.
“Bey adil olursa halk huzur bulur; Bey zulmederse il dağılır.”
Devlet saadeti -Kut- bir lütûftur; fakat kalıcı değildir. “Kut dönektir, tutmasını bilene yâr olur.”
Hükümdar öfkeyle değil hikmetle hareket etmelidir. “Öfke ateştir, akıl sudur; ateş suyla söner.”
Gücü sınırlayan, kararı olgunlaştıran işte bu hikmettir.
Kanaat, hırsın önüne çekilmiş bir settir.
Kut sadece uğur ya da tâlih değildir; ilâhî meşruîyettir, hükmetme yetkisinin Tanrı tarafından verilmiş olmasıdır, devleti ayakta tutan mânevî temeldir. Ama kalıcı değildir. İktidar bir emanettir; ehline verilir, ehil olmayandan alınır.
Bu yüzden Kutadgu Bilig’in adı anlamlıdır: “Kutlu olma bilgisi.”
Sonuç nettir:
Kut geçicidir ve adalet devletin bitmek tükenmek bilmeyen hazinesidir.
#KutadguBilig
11. yüzyılda Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig’de devleti kuru bir iktidar meselesi olarak değil, ahlâkî bir emanet olarak tarif eder.
— Sırrı Er (@konusmasanati) February 26, 2026
"Kün toğdı il tutar, törü ile."
Hükümdar devleti ancak töre ve adaletle ayakta tutar.
Adalet onun nazarında sadece bir hukuk düzeni değildir;… pic.twitter.com/9lEKE7v3RT